HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE İSLÂM
Okunma Sayısı: 3160
Yazar: Faruk Köse
ÇOCUKLARINIZIN SABAH YEMİNİNDEN MEMNUN MUSUNUZ?

GeçtiÄŸimiz hafta Diyarbakır’da 57 sivil toplum örgütünün ortaklaÅŸa yaptığı bir eylem üzerine, bu köÅŸede 27.11.2011’de yayımlanan “Andımız ve İslami Duyarlılık” baÅŸlıklı yazıya atıfla, “Türk Milli EÄŸitim sistemindeki “itikadi” bir husus”u yeniden dikkatlere arzetmek istiyorum.

“Özgürlüklerin önü açılsın” sloganıyla yapılan eylemde, her sabah okullarda okutulan “Andımız”ın kaldırılması talep edildi. Memur-Sen Diyarbakır Åžube BaÅŸkanı Yunus MemiÅŸ’in “Müslüman çocuklara her sabah gün doÄŸumu ile adeta ibadet bilinciyle bu saçma ve ÅŸirk kokan sözleri söyletmek gaflet ve ihanet ile özdeÅŸtir” sözlerine özellikle dikkat etmelisiniz. Zira konu sadece sıradan bir “sabah ritüeli”nden ibaret deÄŸil; doÄŸrudan doÄŸruya “İslam inancı”yla, “iman” veya “küfür”le alâkalı.

Mezkur yazıda da belirtmiÅŸtim; her sabah çocuklarımıza zorla okutulan “Andımız” metninin hikayesi Cumhuriyet Devrimlerinin silindir gibi bu milletin üzerinden geçtiÄŸi yıllara dayanıyor. “İdam mangası” olarak faaliyet gösteren Ankara İstiklal Mahkemesi üyeliÄŸi de yapmış olan eski İttihatçı Milli EÄŸitim Bakanı Dr. ReÅŸit Galip, 1933’ün 23 Nisan Çocuk Bayramı sabahı “ilk bayramlaÅŸma”yı kızlarıyla yaparken, onlara ÅŸöyle bir hitapta bulunur: “Türküm, doÄŸruyum, çalışkanım. Yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armaÄŸan olsun!”

Kızlarına bu sözleri söyleyen Bakan, “sanki mükemmel bir ÅŸey bulmuÅŸ, çok büyük bir keÅŸif yapmış” hissine kapılarak havaya girer, bu cümlelerin bütün okullarda çocuklara her sabah okutulmasını saÄŸlamak için Çankaya’ya koÅŸar. Sonuçta, Millî EÄŸitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu, 10 Mayıs 1933 tarih ve 101 Sayılı Kararıyla bu metni “ÖÄŸrenci Andı” olarak zorunlu kılar.

İşte, her sabah çocuklarımıza okutulan metnin hikâyesi bu. Kızlarına ÅŸirinlik yapmak isteyen bir Baba-Bakan, anlık bir hisle birkaç cümle kuruyor ve o cümleler, zaman içinde sonlarına baÅŸka cümleler de eklenerek adeta “kutsal bir metin” hüviyetine büründürülüp bütün öÄŸrencilere, her gün “yemin” olarak içtiriliyor. İşte size “Kemalist Devrimler’in ve Cumhuriyet’in bu ülkede nasıl tatbik edildiÄŸine dair tipik bir örnek.”

Zaman içinde ilaveler yapılan metin, “28 Åžubat süreci”nin ateÅŸli günlerinde, Milli EÄŸitim Bakanlığı İlköÄŸretim Kurumları YönetmeliÄŸi’nin 10. maddesiyle yeniden düzenlenir. Buna göre öÄŸrenciler, her gün dersler baÅŸlamadan önce, “öÄŸretmenlerin gözetiminde topluca” bugünkü “Andımız”ı okumakla yükümlüdür.

Bu nedenle, böyle bir “metnin üzerine inÅŸa edildiÄŸi temel zihniyet”e ve bunun “İslam inancı karşısındaki vaziyeti”ne bakmak “imani bir duruÅŸ” gereÄŸidir.

Åžimdi bugünkü “Andımız” metnindeki ÅŸu ifadeye dikkatinizi çekmek istiyorum: “Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiÄŸin hedefe durmadan yürüyeceÄŸime and içerim.”

Yani neymiÅŸ? Benim çocuklarım, her sabah derse girmeden önce, askeri disiplin içinde hizaya sokulacak ve esasen “Rasulullah’ın açtığı yolda, Allah’ın gösterdiÄŸi hedefe doÄŸru yürümek”le yükümlüyken, mevzuat gereÄŸi “Mustafa Kemal’in açtığı yol”da, “Mustafa Kemal’in gösterdiÄŸi hedef”e doÄŸru hiç durmadan yürüyeceÄŸine yemin edecekmiÅŸ!

Yani temel zihniyet, “müslüman” deÄŸil, “Kemalist bir nesil” yetiÅŸtirmek!...

Peki, M.Kemal’in açtığı yolda ve gösterdiÄŸi hedefte neler var? Devrimlerle nelerin devrilip yerine nelerin ikame edildiÄŸini, bu yapılırken nasıl bir baskı ve zulüm tatbik edildiÄŸini biliyor olmalısınız. Camilerin depo, ahır vb. amaçlarla kullanıldığını, Kur’an’ın yasaklandığını, Kur’an öÄŸrenmenin suç sayıldığını; Kur’an’a/İslam’a dair ne varsa birey, aile, toplum ve devlet hayatından; siyasi, sosyal, iktisadi, hukuki, kültürel vb. bütün alanlarda çıkarıldığını tek tek sayalım mı ÅŸimdi?

Åžimdi ben, yarın mahÅŸer günü Allah’a hesap vermekle yükümlü olduÄŸumu bilen bir müslüman olarak, çocuklarımı böyle bir yola koyulsunlar diye mi yetiÅŸtirmeliyim, yoksa İslam inancına göre mi?

Ben Kemalizm’i deÄŸil, İslam’ı tercih ediyorum. O halde “İslam inancı”na göre yetiÅŸtirmekle mükellef olduÄŸumu düÅŸünüyorken, çocuklarımın Kemalist olarak yetiÅŸmesine niye göz yumayım?

Bu yüzden, okullarda okutulan “Andımız” baÅŸlığı altındaki İslam inanç esaslarına, “iman” ilkelerine uymayan o metnin derhal iptal edilmesini istiyorum.

Ey müslümanlar! Çocuklarınız her sabah “küfür” üzerine, “ÅŸirk” üzerine; “Tevhid’e tamamen zıt bir itikad” üzerine yemin ettirilirken, siz hâlâ buna sesinizi çıkarmıyorsanız, “iman iddiası”ndaki samimiyetiniz sorgulanmaz mı? “Andımız”ı hep birlikte, iptal edilene kadar “okumama/okutmama eylemi” yapmakla yükümlü deÄŸil misiniz?

Bu bir “iman-küfür meselesi” deÄŸil mi yoksa? Müslüman olarak kalacaksak, “iman”dan taviz vermek mümkün mü?

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Yazar: Faruk Köse
17-09-13
E mail: habervaktim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
ÇOCUKLARINIZIN SABAH YEMİNİNDEN MEMNUN MUSUNUZ?
Online KiÅŸi: 33
Bu Gün: 342 || Bu Ay: 7.147 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.952 || Toplam Tıklanma: 58.651.779