TASAVVUF Kategorisine Ait Yazlar |
| VAHDET-Ý VÜCÛD MESELESÝ (4) |
Baþta Ýbnü’l-Arabî olmak üzere vahdet-i vücudcu düþünürler, kendi varlýk anlayýþlarýný ifade etmek için çeþitli anlatým yollarýna baþvururlar. Bunlar arasýnda belki de en anlaþýlýr olaný bu düþüncenin temel kabullerini topluca ifade etmeye kabiliyetli daire örneðidir. Bilindiði üzere daire merkez nokta, çeper ve bu Devam...
|
| VAHDET-Ý VÜCÛD MESELESÝ (1) |
Son zamanlarda biraz da nazarî tasavvuf çalýþmalarýnýn kýsmen artmasýyla Ýbnü’l-Arabî ve vahdet-i vücûd konuþmalarý sýklýkla gündeme gelmeye baþladý. Doðrusu, gittiðim her yerde mutlaka vahdet-i vücûdla ilgili sorularla karþýlaþýyorum. Sorularýn bir kýsmý, meraktan kaynaklanýyor, bir kýsmý ise eskilerin tabiriyle istifhâm-ý inkar Devam...
|
| Nefs ve ruh: Bir ýstýlah kargaþasýnýn serencamý |
Türkçede son yýllarda çokça karýþtýrýlan terim gruplarýndan biri de nefs ve ruh ikilisidir. Hem çeþitli vesilelerle verdiðim konferanslarda hem de televizyon programlarýnda konuþma nefs veya ruh hakkýnda ise bu iki kelimenin anlamý hususunda mutlaka sorularla karþýlaþýyorum. Aslýnda meselenin epeyce ayrýntýsý var. Kalb, fuâd, sadr, sýr gibi kelimelerin de &u Devam...
|
| TASAVVUF VE NAFÝLE |
Kurb-ý nefâvil hadisi olarak bilinen meþhur bir kudsî hadis vardýr: “Kulumun bana yaklaþtýðý þeyler içinde en sevdiklerim ona farz kýldýklarýmdýr. Kulum bana nafilelerle yaklaþmaya devam eder. Ta ki ben onu severim. Onu sevince onun iþiten kulaðý, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayaðý olurum.” (Buhârî, Rekâik, 38). Tasavvuf g Devam...
|
| SAHTE ÞEYHLER HAKKINDA |
Ýhramcýzâde Ýsmail Hakký Toprak Efendi, 2 Aðustos 1969’da ilâhî davete icabet ederek bu dünyadan ayrýlmýþtý. 1950’li yýllarýn sonuna doðru, yaþayan ulema ve meþayihi ziyaret edip dualarýný ve tavsiyelerini almak üzere merhum arkadaþým Ali Osman Koçkuzu ile bir seyahat yapmýþtýk Bu seyahatte merhumu da ziyaret etmiþ, ikram ve tavsiyelerine mazhar olm Devam...
|
| PÎR-Ý TÜRKÝSTAN VE TASAVVUFUN DÝRENME GÜCÜ |
Çölün ortasýnda bir vahaya girer gibi ilerliyoruz “Pîr-i Türkistan” lakaplý Hoca Ahmed Yesevî’nin (1093-1166) türbesine. Tarihî Yesi -bugün Kazakistan’a baðlý Türkistan- þehrinin sur içinde, vaktiyle Emir Timur tarafýndan inþasý baþlatýlmýþ, günümüze ise ciddi restorasyonlarla -ve deðiþikliklerle- ulaþa Devam...
|
| TASAVVUF VE FELSEFE ÝLÝÞKÝSÝ |
Fennî ilimler, varlýklarý ve olaylarý tek tek tahlil ederek, onlarýn özeliklerini genel kaideler hâlinde ifade etmeye çalýþýrlar. Buna “tabiat kânunlarý” denir. “Felsefenin sahasý” ise bütün bu ilimlerin ortaya koyduðu genel hükümleri birleþtirmeye çalýþan beþerî ilim ve düþüncelerden oluþur.
Bu bakýmdan Devam...
|
| TARÝKATLAR, FIRKACILIK VE ÝSTÝHBARAT ÖRGÜTLERÝ |
Ýstiþareden söz ettik. Ehli ile istiþare yapýlýyor olmadýðýnda neler olabilir? En kestirme ifadesiyle þeyh takdis edilip ilahlaþtýrýlýr ve gerçek mürþit olmayan þeyhler de bundan memnun olurlar. Asýl mürþitler ise istiþareyi severler.
Bir hatýramý anlatmak istiyorum; Yetmiþ Dokuzda mastýr için Mekke’de idim. Mehmed Zahid Kotku Efendi oraya gelmiþ ve eski Kara Devam...
|