HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / AKTÜALİTE
Okunma Sayısı: 3756
Yazar: A.Turan Alkan
MODERN MÂBEDLER: ALIŞ VERİŞ MERKEZLERİ (AVM)

 

Kâbe derûnunda kıble gerekmez

AlışveriÅŸ tanrısının kulları, artık mahalle aralarındaki küçük tapınaklarla yetinmiyorlar; onlar da birbirinden kopuk ve perakende küçük hâcet tanrıcıklarına arz-ı ubudiyet edip imanlarını küçük derelere selsebil etmektense kendi çaplarında vahdeti arıyor, inananlarla inanılan ÅŸey arasındaki râbıtayı diÅŸe dokunur hale getiren, yücelten ve uhrevileÅŸtiren büyük tapınaklarda, AVM'lerde huzuru arıyorlar.

AlışveriÅŸ tanrısının âmiri piyasa tanrısı, iman arayışındaki bunalmış kitlelere ÅŸöyle sesleniyor: "Ey iman edenler, harcayın ve selâmete eriÅŸin; biz ahir zaman tanrıları, aslında hep aynı hakikatten farklı sûretler gösteren birer kristal yüzeyi gibiyiz. Önemli günlerini hediyeleÅŸmeden geçirenler zinhar ziyandadır. Åžeytan size, 'Ne gerek var, tutumlu olalım' diye sağınızdan ve solunuzdan ve önünüzden ve arkanızdan sinsice yaklaşıp seslenir. İğvasına kapılmayın. Harcayacak kadar kazanabilenler kardeÅŸtir. Åžimdilik param yok diye ye'se kapılmayın; kredi kartlarınız, sizleri tarağın diÅŸleri gibi eÅŸit kılar. Ne mutlu kartının hakkını verebilene; tüketiniz, mutlak hakikate garkolunuz..."

İnsanlar huÅŸû, neÅŸ'e ve ümit içinde giriyorlar tapınaÄŸa. Yola çıkmadan bedenî ve rûhî kirlerden arınmak için banyoya giriyor, en temiz elbiselerini giyiyor, saçlarını tarayıp güzel kokular sürünüyorlar. Mâbedin otoparklarında mahÅŸer ânının ambiyansını hatırlayıp korkuyla titreyerek aceleyle sığınacak bir gedik arıyorlar; "Ya dışarlarda kalırlarsa, ya mâbed onları kabul etmezse!.. Sonra fevc fevc giriliyor tapınaÄŸa; kapıda lâhutî bir musiki sarıp sarmalıyorlar ve ÅŸöyle sesleniyor sanki, "Gelin kucağıma, doÄŸru yerdesiniz ve doÄŸru bir istikamet üzerinde ilerlemektesiniz! Gel, kim olursan ol yine gel, burası ümitsizlik dergâhı deÄŸildir..."

Cennet böyle bir yerdir; altında buz pateni pistleri, led ampullerden meyveleri olan plastik aÄŸaçları, sıcak çikolata akan nehirleri olan huzurun damıtıldığı bir yer. Orada huriler vardır; tezgâhların ardında daima güleryüzle size hizmet etmek için âmâde bekleyen, bakımlı, eli yüzü düzgün, akça-pakça ve prezantabl genç kızlar; onlar, sanki bir aileleri yokmuÅŸ, sanki bir fanî ana-babadan doÄŸmamış, sanki hep orada insanlara gülümseyip hizmet etmek için halkedilmiÅŸ gibi gözlerinizin içine bakarlar. Onlara ne yorgunluk iliÅŸir ne de keder... Yakışıklı ve şık delikanlılar kezâ.

Devâsâ tapınak hayat kokmaktadır; Amerikan kahvesi, süttozu, parfüm ve taze meyve. Fâni dünyanın telâÅŸesi ve çirkinlikleri üzerinizdeki gökkubbenin dışında, çok uzaklardadır. Mâbedleriniz çok iyi yalıtılmıştır; orada ne üÅŸür ne de terlersiniz. Acıkanlar için adım başı birbirinden leziz yiyecekler sunan kiosklar, kafeler, sâdık havarilerin mübârek adını taşıyan restoran zincirlerinin iri baklaları vardır. Üst kattaki hayalhânelerinde güzel rüyâlar görmek isteyen günahkârlar için iki saatte bir tekrarlanan sinema seansları biteviye akıp durmadadır. Zemin kattaki cehennem derinliklerini andıran bodrum katlarında ne olup bittiÄŸini kimse merak etmez; orta katlarda piyasa dininin azizlerini temsil eden uhrevi acentaların maÄŸazaları dizi dizi sıralanmıştır; biz onları yekdiÄŸerinden tefrik etmeden aziz tutar, hürmet gösterir ve ürünlerini huÅŸû ile tüketiriz.

Orası, her türlü kötü niyetliye karşı korunmuÅŸ emin bir yerdir; farz ve sünnetlere aykırı davranışlarda bulunmak kimsenin aklından geçmez bile; kutsal güvenlik görevlileri, gerektiÄŸinde görünür duruma geçen iyilik melekleri gibi bizleri çepeçevre kuÅŸatmıştır ve orası ne mübarek bir yerdir ki içinde nasıl zaman geçtiÄŸini bilmeyiz; AVM'yi bir gören bir daha görmek, hatta oradan hiç çıkmaksızın bir fetüs gibi mabedin rahminde ebediyyen yaÅŸamak ister.

Haliyle AVM'lerde mescid aramak münafıklıktır; orası bir devâsa mesciddir zaten. Kâbe derununda kıble iktizâ etmez!

 

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.


02 Ocak 2010, Cumartesi

 

Yazar: A.Turan Alkan
02-01-10
E mail: t.alkan@zaman.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
MODERN MÂBEDLER: ALIŞ VERİŞ MERKEZLERİ (AVM)
Online KiÅŸi: 18
Bu Gün: 749 || Bu Ay: 6.727 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.289 || Toplam Tıklanma: 58.641.591