HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / AKTÜALİTE
Okunma Sayısı: 3346
Yazar: Ali Eren
YILBAŞI VE KÂFİRLERE BENZEMEKTEN SAKINMAK

 

Allah indinde tek hak din olan İslâm’a göre, hal, tavır ve sözlerimizle kâfirlere benzememek, hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamamız gereken mühim bir husus.

Henüz ezan meÅŸrû kılınmadan önce, Peygamberimiz’in baÅŸkanlığında insanların namaza nasıl çağırılacağı konuÅŸulmuÅŸtu. Namaz vaktinin bildirilmesi için çan çalınması, boru öttürülmesi veya ateÅŸ yakılması gibi ÅŸeyler teklif edildiyse de hepsi kâfirlerin âdeti olduÄŸu için hiçbiri kabul edilmedi.

GüneÅŸin doÄŸduÄŸu, battığı vakitlerde ve öÄŸle vaktinden önce tam ortadayken namaz kılınmamasının sebebi o vakitlerde güneÅŸe tapanların tapınmalarıdır.

Sevgili Peygamberimiz sallallâhü aleyhi ve sellem, saç ve sakal boyamada bile kâfirlerin kullandığı renklerden kaçınmamızı emir buyurmuÅŸlardır.

İbni Ömer radıyallâhü anh hazretleri, kâfirlere benzememek hakkında Peygamber Efendimiz’in ÅŸöyle buyurduÄŸunu rivâyet ediyor:

“Bir kimse, müÅŸriklerin yaÅŸadığı yerde ev yapıp (onlara karışıp) bayramlarına katılmak suretiyle onlara benzerse, kıyâmet günü onlarla beraber haÅŸrolunur.” (Beyhakî, Essünenü’l-Kübrâ)

Bu durumda akla ÅŸöyle bir soru gelebilir:

Bugün, birçok kâfir ülkesinde ağırlıklı olarak da Avrupa’da birçok Müslüman yaşıyor. Dolayısıyla onlarla iç içedirler. Bu Müslümanlar da aynı tehlike içinde midirler?

Tabii ki hayır. Çünkü, yasaklanan ve kaçınılması gereken tehlike, söz ve tavırlarıyla kâfirlere benzemektir.

Hem zamanımızda hayat ÅŸartlarının getirdiÄŸi mecbûriyetlerden hem de onlarla diyalog yapmak için, Müslümanlar kâfirlerle zaman zaman bir arada bulunuyorlar. Bu sebepten, az da olsa bazı kimselerin kalblerinin onların inançlarına karşı yumuÅŸadığı görülüyor. Azın azı da olsa, “Onların da dini var. Onlar da Allah’a ve bir peygambere inanıyorlar. Onlar da doÄŸru yolda” diyenler oluyor. Bu, tehlikeli bir sözdür.

Böyle diyenler, “Onların inanıyoruz dedikleri kitapların deÄŸiÅŸtirilip, Allah tarafından gönderilen hak kitap olmaktan çıktığını” unutmamalılar. Kâfirlerin lehine söyledikleri böyle sözlerin kendilerini tehlikeye attığını da unutmamaları icap ediyor. Bu meselenin hafife alınacak cinsten olmadığına ÅŸöyle izah getirmeye çalışalım:

Bediuzzaman’ın, “Üstadım” diyerek hürmetini ifade ettiÄŸi İkinci Binin Yenileyicisi İmam-ı Rabbânî kuddise sirruh hazretleri ÅŸöyle buyuruyor:

“İki dini tasdik eden (ikisinin de hak olduÄŸunu kabul eden) müÅŸriktir. İslâm hükümleri ile küfrü bir araya getirmeye çalışan da müÅŸriktir. Halbuki küfürden (İslâma zıt ÅŸeylerden) uzaklaÅŸmak İslâm’ın ÅŸartıdır. Åžirk tehlikesinden sakınmak, tevhiddir, (Allah’ı bir kabul etmekle olur).”

Allah’ı bir kabul etmek de, Allah’ın dininin -çeÅŸit çeÅŸit deÄŸil- tek olduÄŸunu kabul etmekle olur.

2000 senesi Nisan ayında güneydoÄŸudaki bir vilayetimizde yapılan Dinlerarası Diyalog toplantısında, Amerikalı bir Hıristiyan sözde kelime-i ÅŸehadet getirip Müslüman olmuÅŸ ve oracıkta haham, papaz ve müftünün huzurunda Müslüman bir hanımla nikahları kıyılmıştı.

Bu haber, “Bu bir devrim. Diyalogtan düÄŸüne” diyerek gazetede büyük baÅŸlıklarla duyurularak, bütün dünya Müslüman olmuÅŸçasına sevinç gösterisi yapılmıştı. Oysa aynı haberde, sözde Müslüman olan adamın, “Kendisini hem Hıristiyan hem Müslüman ilan ettiÄŸi” bildiriliyordu. Yani adam iki dini de aynı anda hak kabul etmekle, kendisini -İmam-ı Rabbânî hazretlerinin tarif ettiÄŸi- müÅŸriklerden olduÄŸunu ilan etmiÅŸ oluyordu.

Demek ki ortada sevinilecek bir ÅŸey yok üstelik bir felaket vardı. Müslüman olduÄŸu ilan edilen kiÅŸi, Müslüman olmak ÅŸöyle dursun, eski hali olan Hıristiyanlıktan daha kötü bir felâkete düÅŸmüÅŸ hem Hıristiyan hem Müslüman olduÄŸunu söyleyerek müÅŸrik olmuÅŸtu. Çünkü, Bediuzzaman’ın asırlar öncesi üstadı İmam-ı Rabbânî hazretleri, “İki dini tasdik edenin müÅŸrik olduÄŸunu” beyan ediyordu.

Hadiseyi tersine çevirip, bir insanın müÅŸrikliÄŸini allayıp pullayarak sunmanın vebal olduÄŸu ise ortadaydı.

İmam-ı Rabbânî hazretleri, Hindistan’da yaÅŸamış olan ve kaç asırda bir gelen büyük bir İslâm büyüÄŸü. Oradaki Müslümanları, Hindûların İslâm dışı faaliyetlerine karışmamaları için çok çalıştı. Bu konuda ÅŸöyle buyuruyor:

“Hindûların önem verdikleri belli günlere hürmet ve Yahudilerin âdetlerine uymak, küfrü gerektirir (insanı küfre düÅŸürür). Müslümanların câhilleri bilhassa kadınlar, kâfirlerin belli günlerdeki merasimlerine katılmaktadırlar. Bunları kendileri için bir bayram kabul edip, kızlarının ve kardeÅŸlerinin evlerine onların yaptığı gibi hediyeler gönderiyorlar. Böylelikle o merasime tam mânâsıyla ilgi ve alâka gösterip benimsiyorlar.” (Mektûbât, 3/41)

Meseleyi bu ÅŸekilde ortaya koyan mübârek zat, bunun sonunun ÅŸirk ve küfür olduÄŸuna iÅŸaret ediyor.

Bu satırları kaleme almamızdaki gaye, din kardeÅŸlerimizi yılbaşı denilen Hıristiyan âdetine karışıp katılmamaları için uyarmaktır. Yılbaşı, sadece bir takvimin bitip diÄŸerinin kullanılmaya baÅŸlanmasından ibarettir…

 

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.


Yazar: Ali Eren
31-12-09
E mail: alieren_vakit@mynet.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
YILBAŞI VE KÂFİRLERE BENZEMEKTEN SAKINMAK
Online KiÅŸi: 20
Bu Gün: 749 || Bu Ay: 6.727 || Toplam Ziyaretçi: 2.930.290 || Toplam Tıklanma: 58.641.693