HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / DÜNYADA NELER OLUYOR
Yazar: Refik Tuzcuoğlu
MERKEZ ÜSSÜ ANKARA

MERKEZ ÜSSÜ ANKARAEzberlerin bozulduğu, "süper güç" mitlerinin sahadaki asimetrik gerçekliğe çarpıp dağıldığı bir eşikten geçiyoruz. Küresel sistemin fay hatlarının bu denli kırıldığına şahitlik etmek, insanlık adına derin bir tedirginlik uyandırıyor. 7-8 Temmuz tarihlerinde Beştepe’de gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi’ni ittifak tarihinin en kritik buluşması yapan da tam olarak bu küresel tedirginlik ve güç boşluğu.

Konvansiyonel Gücün Çöküşü

Denklemi doğru okumak için sahayı doğru analiz etmek şart. Savaşlar artık devasa bütçeli orduların masa başı planlarına göre ilerlemiyor. Rusya'nın birkaç haftada Kiev’e girme hayaliyle başlattığı konvansiyonel gövde gösterisi, yıllar geçmesine rağmen Ukrayna’nın dronları karşısında tıkanmış durumda. Bugün Rusya, savaşı kendi topraklarının 3 bin kilometre derinliğinde hissediyor.

Benzer ve çok daha sarsıcı bir tablo Orta Doğu'da yaşanıyor. ABD ve bölgedeki şımarık çocuğu İsrail ekseni, yıllardır ambargolarla nefessiz bırakmaya çalıştıkları İran’a ve onun asimetrik vekil unsurlarına karşı istedikleri "kesin zaferi" elde edemedi. Süper bir gücün, devasa ateş gücüne rağmen stratejik anlamda boyun eğdiremediği bir İran profili ortada duruyor. Konvansiyonel askeri üstünlüğün, asimetrik ve yıpratma savaşları karşısında yaşadığı bu doktrinel tıkanma, küresel hegemonyanın itibarını yerle bir ediyor. 

Washington’da Düşen Kalkanlar

Sahadaki başarısızlık ve faturanın büyüklüğü, ABD iç siyasetinde eşi görülmemiş bir kırılmaya da yol açmış durumda. İsrail, 1948’den bu yana Washington’da sahip olduğu "dokunulmaz müttefik" zırhını kaybediyor. ABD Senatosu'nun çıkardığı ve ABD ordusunun Kongre onayı olmadan savaşa girmesini kısıtlayan "Savaş Yetkileri Kararı", aslında Tel Aviv'e verilmiş çok net bir mesaj: “Biz İran ile savaşı bitiriyoruz, eğer devam edecekseniz Amerikan ordusu arkanızda olmayacak.”

Cumhuriyetçi Parti'nin muhafazakâr tabanındaki değişim ise tek kelimeyle muazzam. Başkan Yardımcısı JD Vance’in “İsrail’in görüşü önemlidir, ancak sonuçta biz ayrı bir devletten bahsediyoruz” çıkışı ve sağın en güçlü medya figürü Tucker Carlson’ın “Amerika’nın görevi başka ülkelerin savaşlarını finanse etmek değildir” diyerek, ABD çıkarları yerine İsrail’i önceleyen parti elitlerini "vatana ihanet" ile suçlaması, "Önce Amerika" çizgisinin yeni manifestosu niteliğinde.

Küçük Mamdaniler

Bu eksen kayması sadece Cumhuriyetçilerle sınırlı değil. Demokrat Parti tabanında yaşananlar, İsrail lobisi AIPAC için tam bir hezimet. New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin desteklediği ilerici adayların Demokrat Parti Kongre ön seçimlerinde tulum çıkarması, Siyonist fonların artık sandığı tek başına domine edemediğini kanıtlıyor.

Cumhuriyetçilerin korkuyla "Küçük Mamdaniler" adını taktığı bu yeni dalga, AIPAC’in milyonlarca dolarlık koruma kalkanını delip geçti. Kendisi de bir Yahudi olmasına rağmen İsrail’in Gazze’deki operasyonlarını açıkça "soykırım" olarak niteleyen Brad Lander’ın, AIPAC destekli milyarder Dan Goldman’ı yüzde 65 gibi ezici bir oranla yenmesi, Washington’da koşulsuz destek devrinin kapandığını gösteriyor. Tarihçiler muhtemelen 2026’yı, ABD-İsrail ilişkilerinde "özel ilişkinin revizyona uğradığı yıl" olarak yazacak.

Ortaya çıkan tablo, İsrail içinde de bir panik havası oluşturdu. İsrail merkezli The Jerusalem Post gazetesi, New York ön seçimlerini Yahudiler için sert bir 'uyandırma servisi' olarak tanımladı. 

Yeni Model NATO

İşte Ankara’daki NATO Zirvesi, Washington’da bu depremler yaşanırken ve ABD ordusu küresel yüklerinden kurtulma stratejisini tartışırken toplanıyor. Donald Trump’ın Avrupalı müttefiklerini "kâğıttan kaplan" olmakla suçladığı, GSYH’nin yüzde 5’inin savunmaya ayrılması baskısının yapıldığı ve Avrupa’nın "kendi başımıza nasıl savunma yaparız" paniğine kapıldığı bir konjonktürdeyiz. 

Peki, Türkiye bu kaosun neresinde? Eski dönemin sadece güneydoğu kanadını koruyan edilgen cephe ülkesi artık yok. Batı ittifakı savunma üretiminde hantallık yaşarken, Ankara masaya kendi milli çözümleriyle oturuyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin zirve öncesi Türkiye’yi “Savunma sanayisi tabanının nasıl organize edileceğine dair harika bir örnek” olarak göstermesi ve 3.000 Türk şirketinin kapasitesine vurgu yapması tesadüf değil.

Süper güçlerin sahada dronlarla vurulduğu, konvansiyonel sistemlerin tıkandığı bir çağda; Türkiye, insansız sistemler ve katmanlı hava savunma mimarisinde ulaştığı kapasiteyle yeni dönemin çözüm merkezi. Ankara Zirvesi, değişen küresel güç dengelerinde Türkiye'nin bölgesel istikrarın yegâne taşıyıcısı ve İttifak'ın yeni ağırlık merkezi olduğunun resmi belgesi olarak tarihe geçecektir.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Refik Tuzcuoğlu
Okunma sayısı: 32
E mail: yeniakit.com
 
DOĞRULUŞ
Online Kişi: 20
Bu Gün: 1590 || Bu Ay: 29.516 || Toplam Ziyaretçi: 2.960.315 || Toplam Tıklanma: 58.863.845