HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düşürülmüştü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Yazar: Mehmet Nezir Gül
BİR SOHBET HALKAMIZ OLSUN

BİR SOHBET HALKAMIZ OLSUNSohbet, ne sıcak kelime…

İnsana; Allah’ı, Peygamberi, maneviyatı, güzellikleri, hizmeti, sorumluluğu, cenneti, ilahi rızayı hatırlatan yüklü bir kelime.

Bu sıcaklık, Peygamber Efendimiz (as)’den geliyor.

Bu sıcaklık, sahabe-i kiram’dan geliyor.

Çünkü Allah Resulü (sav), vahiyle birlikte üstlendiği o kutsal görevi yerine getirirken, insanları Allah’ın dinine davet ederken sohbet yolunu seçti.

Allah’ın dinine “evet” diyen o öncü şahsiyetleri yetiştirirken sohbet yolunu seçti.

Onlar bu nebevi halkaya dâhil oldular ve sahabe oldular. Allah Resulü ile sohbet ettikleri, bir araya geldikleri için peygamberlikten sonraki en üstün şerefi aldılar: Sahabe-i Kiram oldular.

Öyleyse yol belli, yöntem belli…

Allah Resulünün yolunda olmanın, sahabe gibi olmanın bir yolu da sohbetten geçiyor.

Öyleyse haydi sohbete…

 

Medeniyetimiz Sohbet Medeniyetidir

Kur’an ve sünnet merkezli İslam medeniyetimiz, asırların tecrübesi ve geleneğiyle bir sohbet medeniyetidir.

Camide sohbet, okulda sohbet, dergâhta sohbet, kıraathanede sohbet, evlerde sohbet, işyerinde sohbet, parklarda sohbet, odalarda sohbet… 

Hâsılı sohbet; bu medeniyetin çocuklarını eğitti, pişirdi, olgunlaştırdı. Bugün teknolojinin esiri olan bizler, özellikle genç nesil, sohbete yabancı kesildi.

Sohbetten artık; mesajlaşma kızlarla konuşma, fanteziler kurma, dedikodu yapma, geyik muhabbeti yapma, eğlenceli vakit geçirme, ipe sapa gelmez lakırdılar etme anlamakta. Bunun böyle olmadığını bilmemiz, göstermemiz gerekiyor.

Aslında gerçek sohbet; Allah ile akit tazelemenin vesilesidir.

Resulullah ile ümmet bağlılığını sunmanın, onu örnek almanın ilanıdır.

Cehaleti yenerek bilgiye ulaşmanın, yenilenmenin adresidir.

Bizi sarıveren maddi kuşatmalardan, manevi iklime sığınmanın alanıdır.

Ruhun uyuşukluğunu dirilten, açlığını gideren sofranın adıdır. Yunus’un deyişiyle; “Ruha gıdadır sohbet, kâğıt helvası değil!”

Haftalık bakım ameliyesidir.

Salih insanlarla, temiz canlarla, fedakâr insanlarla birlik olmadır.

Şuurlanma, bilinçlenme, muhabbet duyma, kişilik kazanma, yardımlaşma, ortak gaye ve hedef doğrultusunda tek vücud olmadır.

Özetle bir ibadettir sohbet: Allah’ın zikredildiği, Resulullah’ın anıldığı, meleklerin çepeçevre kuşattığı, cennet güzelliklerine götürdüğü bir halkadır.

Suhreverdi, sohbete şu anlamlı yorumu getirir: “Ehli ile sohbet etmek, batındaki kapalı gözenekleri açar. Sohbetle insan olayların hakikatini kavrar. Maddi ve manevi zorlukları nasıl aşacağını öğrenir. Ruhlar her türlü tehlike ve uğursuzluklardan emin olur. Lüzumsuz ve faydasız yönelişlerden sıyrılarak Refîkü’l-A’la olan Cenab-ı Allah’a yönelmeye muvaffak olur.”

 

Öyleyse Haydi Sohbete!

Madem sohbet bize böylesine güzellikler sağlamaya bir vesiledir, kendimizi bundan mahrum etmemeliyiz.

Sohbet programları; heyecanla beklediğimiz, zevkle katıldığımız, memnuniyetle ayrıldığımız çalışmalar olmalıdır.

Haftalık plan ve programlarımızı sohbet ve hizmet çalışmalarına göre ayarlamalı ve plana uygun davranmalıyız. Unutmayalım ki mazeretler bitmez. Bir etkinliğe katılmamak için her zaman, şeytanın bize bahaneler bulmada yardımcı olacağını unutmayalım. Ama çok ciddi sebepler dışında kendimizi bu alandan koparmamalıyız. Çünkü mazeret aramaya başlayan kişi, bunu bir alışkanlık haline getirir.

Derse katılımımızın mümkün olmadığı durumlarda, sorumlu ve ilgili şahıs(lar) muhakkak haberdar edilmeli, izin alınmalıdır. Mazeretsiz gelmeyenlere çok küçük, sembolik cezalar da verilebilir. Nice insanların, bu tür durumlarda yüklenilen ağır cezalar, dışlayıcı sözler sebebiyle halkadan koptuğu unutulmamalıdır.

…

Bir teşkilat mensubunun çocuğu rahatsızlanır. Bir tarafta söz verdiği bir sohbeti, diğer tarafta evladının mahzun bakışı arasında kıvranır. Sonunda kararını verir:

“Hanım! Ben arkadaşlarıma söz verdim. Bu sohbete gitmeliyim. Çocuğumuzu, sen doktora götürürsün. Beni anlayışla karşılayacağını umuyorum.”

Hanımı bu karardan memnun kalmaz ama itirazının bir sonuç getirmeyeceğini de bildiğinden kabullenir.

Baba, çocuğun alnından öperek ve dua ederek evden ayrılır.

Sohbetini bitirdikten sonra arkadaşları, bir hastane ziyareti programı olduğunu söylerler. Birlikte giderler. Ziyaretlerini tamamlayıp çıkmak üzereyken, bir hasta için kan bağışı anonsunu duyarlar. Ve hep birlikte kan vermek için ilgili bölüme giderler.

Ancak orada büyük bir sürprizle karşılaşırlar. Yatan hasta kendi çocuğudur…

Arkadaşları birer ünite kan verir, ihtiyaç görülür. 

Böylece hem programını gerçekleştirmiş olmanın hem de arkadaşlarıyla kan bağışı yapmanın huzuru içinde yavrusuna sarılır, Allah’a hamd eder.

…

Allah Resulü (sav) buyurdular:

“Bir gurup, Allah’ın kitabını okumak ve birbirlerine öğretmek üzere Allah’ın evlerinden birinde toplanırsa, üzerlerine sekîne (huzur ve bereket) iner. Onları rahmet kaplar, melekler onları sarar. Allah da onları, yanında bulunan mukarreb meleklere anar. Bir kimseyi ameli yavaşlatırsa, nesebi hızlandıramaz.”  (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi)

…

Sohbet Programlama

Sohbet programları katılımcıların en uygun saatinde planlanmalıdır.

Topluluğun ihtiyaç duyduğu konular, bilmesi gereken mevzular, temel İslami esaslar ve maslahat göz önünde bulundurularak ayarlanmalıdır.

Genel sohbet, Kur’an Sohbeti, Sünnet/Hadis Sohbeti, İlmihal, Akaid, Siyer, Biyografi, Genel Kültür Sohbetleri… gibi temalarda planlamalar yapılmalı. Sohbet(ler)i planlayanlar önceden konukları, konuları yeri, zamanı belirlemeli ve katılımcılara duyurmalıdır.

 

Sohbet Öncesi

Sohbetten önce gereken hazırlık, ilgililer tarafından yapılmalıdır. Vakıf, dernek veya camide olacak bir sohbet için, görevliler önceden gelip hazırlıklarını tamamlamalıdır. Şayet ev sohbeti ise ev sahipleri haliyle temizlik, düzen, oturma planı, ikram hazırlığı gibi işleri, misafirler gelmeden ayarlamalıdır.

Sohbete katılanlar, Allah rızası için gelmelidirler. Feyz ve rahmet arzusu, dine hizmet gayesiyle gidilmelidir. Aksi halde tüm emekler boşa gider. “Beni dışlamasınlar, ayıp olmasın, beni sevsinler, benden alışveriş yapsınlar…” gibi niyetlerle gitmemelidir.

Dersin başlamasıyla birlikte cep telefonlarını kesinlikle sessiz konumuna getirmelidirler. Her arayana, her dakika cevap verme zorunluluğu yoktur. İbadet, sohbet ve teşkilat çalışmalarında, cep telefonları parazit yapmamalıdır. 

Temiz bir kıyafetle gidilmelidir.

Sohbet esnasında yanındakiyle konuşarak, gülerek, dikkatleri dağıtmamalıdır.

Konuşan Allah rızası için konuşmalıdır. 

Dinleyen de Allah rızası için dinlemelidir.

Bilgiçlik taslamak, âlim görünmek, kendini göstermek amacıyla söylenecek her söz, yapılacak her iş, ahirette ziyana yol açar.

 

Sohbet Sunumu

Sohbet sunumu çok önemli olup, gelenleri İslam davasına bağlayan veya uzaklaştıran bir mahiyet kazanabilir.

Mümkünse Kur’an-ı Kerim’den bir bölüm ve meali okunarak sohbete başlanmalıdır. Şayet tefsir sohbeti ise, izah edilecek bölümün Arapça ve meali okunarak manevi hazırlık yapılmalıdır.

Konu veya eser önceden belli olmalıdır. 

Şayet bir kitap takip ediliyorsa herkesin ilgili bölümü okuyup gelmesi sağlanmalıdır. Sohbet; sadece kitap okuma şeklinde olmamalı, yer yer açıklamalar, sorular ve ek bilgilerle dinleyenlerin ilgisi canlı tutulmalıdır.

Sohbet yapacak kişi yetkin biri olmalıdır. Konu hakkında yeterli bilgisi olmayan birine bu fırsat verilmemelidir.

Sohbetçi; en iyi bildiği konu bile olsa hazırlanmalı, araştırma yapıp gelmelidir. Eğer davasına, gençlere, gelenlere en küçük bir saygısı varsa bunu muhakkak yapmalıdır. “Ben bu işi ezberledim.” dememeli, ezber bozmalı, ezberlerine yeni bilgiler, güncel örnekler, espriler katmalıdır.

Seviye çok iyi ayarlanmalıdır. Bunun için seçilecek konular, verilecek örnekler titizlikle seçilmelidir. Allah Resulü (sav); “insanlara akıllarının (kavrayabileceği) seviyesine göre konuşun” (Ebû Davud, Edeb, 20) buyurmaktadır. Gençlere verilecek örnekler ile yaşlılara, hanımlara verilecek örnekler elbette farklı olmalıdır.

Dil akıcı ve sade olmalıdır. Yaşayan Türkçe ile konuşulmalıdır. Şayet muhakkak kullanılması gereken özel kavramlar var ise -ki olmaktadır- beraberinde yeni kelimelerle izahı yapılmalıdır.

 

Sohbet Dinleme

Sohbette aslolan dinlemek, anlamak ve kalben hissetmektir.

Mademki zaman ayrılmış, gelinmiş, en üst düzeyde verim alınmalıdır.

“Ben bu konuları zaten biliyorum.” demek, düşülecek en büyük hatadır. Velev ki bilse bile, sanki ilk defa dinliyormuş gibi vakur bir tavır takınmalıdır.

İlk 25 dakikadan sonra dinleyicilerin dikkati dağılabilir. Ancak konuşmacının kimliği, üslubu ve konu bu süreyi artırabilir. Her şeye rağmen dinleyici, kendini tamamen sohbete odaklamalıdır.

Uyku, dinleyicilerin en büyük düşmanıdır.

Her ne kadar bazen sohbetçi, dinleyicileri zorunlu uykuya tabi tutsa da buna her iki taraf da direnmelidir. Bazen konu ne kadar canlı olursa olsun, sohbetçi ne kadar heyecanlı ve diri bir anlatımla konuşursa konuşsun, dinleyicilerden bazıları bünyeleri gereği sohbet dışına sefer edebilir. Kimse bu durumdan gocunmamalıdır. “Benim uykum geliyor, uyuyorum, ayıp oluyor.” diye sohbetlerden uzak durmamalı, bu halini giderecek tedbirler almalıdır.

…

İlkokulda okurken, katıldığım bir sohbet halkası vardı. Her hafta düzenli olarak giderdim. Orada dikkatimi çeken bir Mehmet Amca vardı. Allah rahmet eylesin geçen sene vefat etti. Hoca kitabı açıp daha ilk paragrafı bitirmeden uyumaya başlardı. Hiçbir zaman bu huyunu terk etmedi. Her zaman sohbete geldi, her zaman uyudu. Ama hep iyi insanlarla birlikte oldu, hiç olmazsa dinin konuşulduğu mekânda uyudu.

…

“Olma mecliste ne pür-gû, ne hâmûş
Vakt ile gâh zebân ol, geh gûş
(Bir mecliste ne hep konuş ne hep sus. Yerine göre konuş, yerine göre sus)
Nâbi

Sohbet Bitimi

Sohbetin sonunda konu özeti sunulmalıdır. İmkân varsa, bu özet önceden hazırlanıp dinleyicilere verilmelidir.

Katılımcılara,  soru veya katkılarının olup olmadığı sorulmalıdır. 

Dinleyicilerin soracağı sorular anlamlı, genelde konuyla ilgili olmalı. İhtilafa, tartışmaya yol açacak bir soru olmamalıdır. 

Gerekirse bazı konuları katılımcıların tekrarlaması amacıyla, hatırlamayı sağlayacak sorular da sorulmalıdır.

Sohbet bitiminde Peygamber Efendimizin şu duası yapılmalıdır:

“Sübhânekallâhumme ve bihamdik. Eşhedü enla ilâhe illâ ente, estağfirüke ve etûbu ileyk: Ey Allahım! Seni her türlü noksanlıklardan tenzih ederim. Ve sana hamd ederim. Ben şehadet ederim ki senden başka ilah yoktur. Senin mağfiretini diler ve sana tevbe ederim.” (Ebu Davut- Edep, Tirmizi- Deavat)

Sonra kıraatı güzel olan birine Asr Suresi okutulur, anlamı açıklanır. Fatiha ve konuya uygun kısa bir dua ile sohbet sonlandırılır.

…

Asr Suresi

“Hâlık’ın nâmütenâhî adı var, en başı Hak,
Ne büyük şey kul için hakkın elinden tutmak;
Hani Ashab-ı Kiram, ayrılalım derlerken,
Mutlaka Sure-i ve’l-Asr’ı okurmuş, bu neden?
Çünkü meknûn o büyük surede esrâr-ı felâh,
Başta iman-ı hakikî geliyor, sonra salâh,
Sonra hak, sonra sebat, işte kuzum insanlık,
Dördü birleşti mi yoktur sana hüsran artık.”

Mehmed Akif Ersoy

…

 

Sohbette İkram

Özellikle ev sohbetlerinde yapılan ikramlar her zaman gündem konusu olmaktadır. 

Bu durumda, ev sahibinin misafirine ikramda bulunmak istemesi, katılımcıların sohbete devamlarının sağlanması, işten çıkıp gelen ve aç olanlar hesaba katılmaktadır.

Buna göre, çayın yanında pasta/ börek ikram edilmelidir.

Herkesin bütçesi aynı olmadığından, ikramlar farklılaşabilir, bazılarını zorlayabilir. Bir araya gelenler, manevi bir lezzet alacağına maddi nimetlerin takipçisi olabilir. Ve asıl gaye de yitirilmiş olur.

Unutulmamalıdır ki; sohbette asıl olan ilim, amel ve kişilik gelişimidir. Bu sebeple sohbet yeme içmeye boğulmamalıdır. İdeal olanı çay ve en fazla yanında bir yiyecektir. Ancak katılımcıların ittifakıyla yapılacak farklı ikramlar, asıl gayeden uzaklaşmamak, insanlara yük olmamak, bazılarının kaçışına zemin hazırlamamak şartıyla düşünülebilir. 

 

…

Erenlerin Sohbeti

Erenlerin sohbeti, ele giresi değil.
Sohbetlere kavuşan, mahrum kalası değil.

Bulmak istersen eri, gezme öyle her yeri,
Sarraf tanır cevheri, herkes bilesi değil.

Bir pınarın yanına, kapalı testi kona,
Kırk yıl orada kala, kendi dolası değil.

Sohbetle parlar iman, talip kazanır irfan,
İnsanı arif yapan, fesi, hırkası değil.

Yunus artsın hidayet, edebe et riayet,
Ruha gıdadır sohbet, kâğıt helvası değil!

Yunus Emre

 

Geniş Bilgi İçin Bakınız:

Sühreverdi, Tasavvufun Esasları, Müt. H.K. Yılmaz, İ. Gündüz, Vefa Yay. İstanbul 1990.

Zeki Soyak, İslam’da Ahlak ve Âdâp, İlkadım Yay. Nevşehir, 2012.

Huriye Karnap, Toparlanın Sohbete Gidiyoruz http://www.semerkandaile.com

Ahmet Safa, Sohbet Adabı, Semerkand Dergisi, Eylül 2004. 

Mustafa Taşçı, Sözler Hazinesi, Düşünce Kitabevi, 2. Baskı, İstanbul 2005. 

Hisham Altalip, İslam Davetçilerine Eğitim Rehberi, Müt. Kemal Kahraman, Balkan İlmi Araştırma Merkezi, 1994.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Mehmet Nezir Gül
Okunma sayısı: 74
E mail: insaniyet.net
 
DOĞRULUŞ
Online Kişi: 29
Bu Gün: 489 || Bu Ay: 2.347 || Toplam Ziyaretçi: 3.315.831 || Toplam Tıklanma: 60.311.250