HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / DÝL KALESÝ
Okunma Says: 3670
Yazar: C.Yakup ÞÝMÞEK
TDK'NÝN ULAMASI, NE ÝÞ GÖRÜR ULEMASI

Dilimizin devlet destekli, uydurmaya çok istekli, estek köstekli müessesesi olan TDK’nin “ulama”sn ele aldm bu kez.

Sonra da “ulema”sna bir çift lafm olacak.

Müessesemizin nternet sitesindeki sözlük hizmetleri – bedava olduu için mi nedir – bol defolu… Hem de kusurlar görünmez yerlerde filan da deil, hemen göze batyor. (Dorusu, helal olsun; kusur musur, olduklar gibi görünüyorlar.)

TDK’nin kendi ifadesiyleTürk Dil Kurumunda yetmi alt ylda yüzlerce kiinin bilgi birikimiyle, emekleri ve göz nuru ile yaplan çalmalar” ile bugünkü hâline gelmi olan ve Türkçenin bütün söz varln bir araya getiren… Büyük Türkçe Sözlük” bu kadar ar yükün altnda tökezleyip duruyor. Tertibinden imla ve noktalamasna, cümle düüklüklerinden açklama noksanlarna varncaya kadar her türlü kusur ve yanl bu kocaman gövdeyi maskara edercesine sözlük sayfalarnda cirit atyor.

Milyonlarca vatanda ise TDK’nin bu sözlüklerinden bedava fakat defolu hizmet alyor.

TDK sakn yanl anlamasn – yanl anlatmasna altk; bari yanl anlamasn - , biz gene de bu hizmete razyz ve kendilerine teekkür borçluyuz. (Ben kendi borcumu fazlasyla ödedim; bugüne kadar TDK’nin 80 - 90 hatasn bedava düzelttim. Bundan sonrasn “alacak”tan sayarm…)
***
“Ula-” Güzel Ana

Türkçedeki “ula-” fiili birçok güzel doumlar yaparak dilimize nur topu gibi çocuklar kazandran “ana” kelimelerimizden… Bu güzel anann güzel çocuklarndan bazlar öldü, ama çou hâlâ dil bahçemizde yayor. Türkçemizdeki “ula-” fiil kökünden meydana gelmi kelime ve kelime gruplarndan bir ksm, TDK’nin en faydal eserlerinden biri olan Tarama Sözlüü’ne göre unlar:
çapar ulak, kelp ulam, ula, ulak, ulaklk, ulam ulam, ulanmak, uladr, uladuru, ulah, ulakan, ulamaklk, ulaturu, ulauh, ulaukluk, ulayu, el ula, sözü söze ulamak, ulakç at, ulalmak, ulamak, ulaas olmak, uladurmak, ulagan, ulak, ulamak, ulatrmak, ulau, ulauk, ulay.

emseddin Sâmi’nin Kamus- Türkî’sinde ise “ulama, ulamak, ula, ulamak, ulak, ulam” kelimeleri madde ba olmu.

TDK’miz bunlarn içinde “ulama”y çok sevmi, fakat onu severken de çok hrpalam. (Baz canllarn sevgisi böyle oluyor.) Çok sevdiini uradan anlyoruz ki ona boyundan büyük roller vermi.

imdi dönüp 1940'lar TDK'sindeki "ulama" sahnesine bir bakalm:

Ulamann Bana Gelenler

TDK 1949 ylnda bastrd Dilbilim Terimleri Sözlüü’nde “ulama” kelimesine o zamana kadar olmayan, bilinmeyen, duyulmam, bambaka bir mana vermi:

Osm. izafet Arapçada isim takm. Bu takmn birinci öesine ÖNERTl (Muzaf, Antécédent ), ikincisine ULAMA TÜMLEC ( Mumfünüeyh, Complément d'annexion ) denir.”

Bu açklama, iki sebeple, bizi akna çeviriyor:

Birinci sebep: TDK’nin imal ettii “önerti, ulama tümleci” gibi kelimeler zihnimizi bulandryor. Niye mi?

a) Türkçede “ulama” kelimesinin “izafet, izafet terkibi = isim tamlamas, isim takm” mefhumunu ifade etmek üzere kullanlmas yanltr. Çünkü Türkçeyi iyi kötü bilen herkes “ulama” denince (TDK’nin Güncel Türkçe Sözlük’te de açklad gibi) unlar anlar:

1. Ulamak ii. 2. Ulanan parça, ek, katk, ilave. 3. db. Konumada art arda gelen kelimelerden birincisinin sonundaki ünsüzün, ikincisinin bandaki ünlüye ses bakmndan bir hece oluturacak biçimde balanarak söylenmesi, balama: Ayrt etmek, tertip etmek, art arda gibi. 4. sf. Ulanm.
Bu manalar içinde “izafet” geçmediine göre TDK bugün “ulama”nn öyle bir ey ifade etmediini kabullenmi oluyor.

TDK’nin Türkiye Türkçesi Azlar Sözlüü’ne göre “ulama” sözü, ülkemizin çeitli yörelerinde unlar da ifade ediyormu:

1. Eklenti. 2. plikleri masuraya sarma. 3. Art arda eklenmi aaç. 4. Ksa gelen aaca yaplan ek. 5. Barsak kurtlarndan erit. 6. Sulak yerlerde yetien bir çeit ot. 7. Üzüm çubuklarna örülen, çubuklardan geçinen, asalak bir bitki. 8. Tarlalar ayran çallk. 9. Da yamacndaki aaç topluluu. 10. lemeli çevre, pekir. 11. Geni telli kuak. 12. Aaç as. 13. Bir çeit cilt hastal. 14. Barsak eridi, tenya. 15. Baa taklan ek saç.

Bütün bu “ulama”lar 1949’un Dilbilim Terimleri Sözlüü’ndeki “ulama” ile kyasladmzda görüyoruz ki TDK, “ulama”ya o zamana kadar olmayan, bilinmeyen, duyulmam, bambaka bir mana vermitir: izafet.

(Bir kelimeye, daha evvel mevcut olmayan bir mana verilebilir mi? Bu anlay dilin mantna uyar m?.. Sözlük ilminin bu husustaki prensipleri nedir? Bunlar da ayr bir mesele…)

Peki “ulama”ya verdiiniz bu manaya sonraki yllarda niye sahip çkmadnz? Yoksa ettiinizin yanl olduunu mu anladnz?

“zafet”i Yok Etmek

“Arapça” yaftas tad için izafet”in yok edilmek istendii belli… Peki, imdiki “Güncel Türkçe Sözlük”te bu kelime ne aryor? Farz edelim ki sonralarizafet”i öldürmekten vazgeçtiler, TDK sözlüklerinde bir ekilde yaamasna izin verdiler; iyi de hani bunun 1949’daki manas? Yani “isim takm”na ne oldu?

Diyelim ki 1940’l yllarda verdii mana bugün TDK’ye göre eskidi ve “izafet”in gövdesinden dütü; peki daha dün diyebileceimiz 1978’de TDK’nin “izafet” için verdii manalar (ilgi, bant, görece) nerde? 30 ylda onlar da m eskidi?.. (u TDK’yi anlamak çok zor…)

Evet, “Güncel Türkçe Sözlük”te “izafet” için tek bir karlk var: Görelik.

(Bu “görelik” de neyin nesi, demeyin; TDK’nin “göre”li imalat serisine bir bakn: görece, göreceli, görececilik, görecelik, göreci, görecilik, göreli, görelik, görelilik… Off!.. Eminim ki bunlarn peine bir düsem karma kim bilir daha ne acayip ve anlalmaz iler çkacak… Neyse, onlar imdilik bir kenara koyalm; nasipse onlar için de ayr bir makale yazarm. Ama elimi çabuk tutmam lazm; zira bir bakarsnz TDK bunlardan bir ksmn lügatinden siler, belki de “göreli” bir kelime daha dourur.

Mevla görelim neyler?..)

b) “Önerti”nin ve “ULAMA TÜMLEC”nin ne demek olduunu bilen var m? Bu sözleri TDK’deki profesörlere sorsak acaba sözlüklere bakmadan cevap verebilirler mi?

Mumfünüeyh
”i Duyan Var m?

kinci sebep: “ULAMA TÜMLEC”nin yanndaki parantez içinde yazl olan “Mumfünüeyh” de ne?.. Nece?.. Bu ne tuhaf  bir söz?..

Neyse ki biraz kafa yorduktan sonra bunun “Muzafunileyh” olacan anladm. Ama pes dorusu!.. Bir kelime bu kadar hatal yazlabilir mi?.. (TDK’ye bu kadar hayret etmemeli aslnda…)

Asrlarca medreselerde, mekteplerde bir gramer tabiri olarak kullanlan ve Arapça asll olan  “Muzafunileyh”i bu kadar yanl yazan TDK, onun Franszcas olan “Complément d'annexion” sözü ile “muzaf”n Franszcas olan “Antécédent”i – maallah –  kusursuz yazm.
(Buna da hayret etsem mi, etmesem mi, önce bilemedim. Son kararm: Etmiyorum.)

TDK’nin Ne “Vasl” Var Ne “Vâsl”

Dilimizde “ulaan, erien, kavuan, varan” manalaryla yüzyllardan beri kullanlan bir “vâsl” kelimesi vardr. Karacaolan’n mehur,

Varp gurbet ele vâsl olunca
Dostlardan haberim al melil melil

msralarnda geçen “vâsl” gibi… Bu kelime, mutlaka düzeltme iareti (^) ile yazlmal.

Çünkü dilimizde bir de “vasl > vasl” kelimesi vardr. Bu ise “Bir eyi baka bir eye ulatrma, birletirme; ulama, birleme; kavuma, vuslat” demektir. (Gramerdeki “ulama”nn eski ad da "vasl > vasl"dr.)

Yunus Emre’nin çok sevilen,

Ya elim al kaldr beni, ya vaslna erdir beni;
Çok aladm güldür beni, gel gör beni ak neyledi…


Ben benliimden geçtim, gözüm hicâbn açtm;
Dost vaslna eritim, gümânm yama olsun!..

msralarndaki “vasl”lar gibi…

TDK’nin resmî nternet sitesinden de ulalabilen Yazn Terimleri Sözlüü’nde “ulama” kelimesinin açklamasnda “Osmanlca” kaydyla “vasl” geçmektedir. TDK’miz bu kelimeyi bir gramer tabiri olan “ulama” ile karlamtr. “Kelime sonundaki ünsüzün, sonra gelen kelimenin bandaki ünlüye balanmas” demektir. “Ulama” kelimesinin mevcut manalar göz önüne alndnda “vasl > vasl” tabirinin “ulama” ile karlanabilecei düünülür. (Fakat “izafet”in “ulama” ile karlanmas çok yanltr.)

Netice olarak, Türkçemizde bir “vâsl” vardr; bir de “vasl > vasl” kelimesi mevcuttur.

Fakat TDK bu iki kelimeyi birbirinden ayrmak için bir tedbir düünmemi. Niye düünsün  ki?..

TDK, gerek Yazm Klavuzu’nda gerekse Güncel Türkçe Sözlük’te “ulama” demek olan “vasl > vasl” kelimesine hiç yer vermemi… Hâlbuki TDK “vasl > vasl” kelimesini de madde ba yapmalyd. (sterse yanna “esk.” kaydn düsün.)


TDK’nin Ulamal Hatalar

TDK’nin 1972 ylnda bastrd Dilbilgisi Terimleri Sözlüü’ndeki “ulama” için verdii örnekler, Büyük Türkçe Sözlük sayfalarna aktarlrken yanllk yaplm: Tat-almak, aaç-alt, tertip-etmek, artlarda vb.

lk üç misalde bir hata yok, ama sonuncusu “artlarda” deil “art arda” olmal.

TDK, Divanü Lügati’t-Türk’teki ulamak” kelimesini kendi nternet sayfasndaki Büyük Türkçe Sözlük sayfalarna tarken hata yapm:

ulamak: ulamak, eklemek; ulamak ve bulumka”

Açklamadaki son kelimenin yanl yazld muhakkak… Doru ekli “bulumak” olmal.

TDK’nin burada yapt hatalardan biri de u: Büyük Türkçe Sözlükün kaydna göre Divanü Lügati’t-Türk’te ulamak” diye bir madde ba var… Fakat yine TDK’nin nternet sayfasnda hizmete sunduu Divanü Lugati’t-Türk Sözlük Veri Taban’nda böyle bir kelime geçmiyor. Ne “ulamak” ile balayan bir madde var ne de içinde “ulamak” kelimesi geçen bir söz…

Söz, Divanü Lugati’t-Türk Sözlük Veri Taban’na gelmiken oradaki bir baka ifade kusurunu da söyleyelim. “Ula” kelimesini açklamak için öyle bir ifade kullanlm:

Beyin emriyle koa koa giden postacnn - baka bir ata eriip bininceye dein - bindii at.”
Bu ifadede kapallk var: “Beyin emriyle” yaplan ey nedir? Postacnn koa koa gitmesi mi, yoksa ata binmesi mi? Bu anlalmyor.


Güncel Türkçe Sözlük
’te Açklama ve fade Kusuru

Güncel Türkçe Sözlük “ulama” kelimesinin gramer manasn açklarken u ifadeyi kullanm: “Konumada art arda gelen kelimelerden birincisinin sonundaki ünsüzün, ikincisinin bandaki ünlüye ses bakmndan bir hece oluturacak biçimde balanarak söylenmesi”

TDK’nin bu açklama ve ifadesinde kusur vardr. Burada fazla kelime kullanlmtr: “Hece” denen ey zaten “ses veya ses birlii” olduuna göre, “ses bakmndan” diye bir kayda lüzum yoktur. Bir baka ekilde söyleyelim: Konuurken ortaya çkan “hece” zaten “ses bakmndan” olabilir, farkl bir ey olamaz.

Eer “ses bakmndan” kayd kalacaksa “bir hece oluturacak biçimde” demek lüzumsuzdur. Çünkü art arda gelen iki kelimenin “ses bakmndan balanarak söylenmesi” zaten bir “hece”nin meydana gelmesi demek olur.

TDK’nin böyle bir hatay nasl yaptn sonradan anladm:

Güncel Türkçe Sözlük “ulama” kelimesinin açklamasn TDK’nin 1972’de nerettii Dilbilgisi Terimleri Sözlüü’nden aynen alm, fakat kendine göre bir küçük ilavede bulunmu. O ilave “bir hece oluturacak biçimde” kayddr.

yi düünülmü bir cümleye sonradan yaplan müdahaleler çok kere zarar veriyor.

Güncel Türkçe Sözlük’te “ulamak” fiili için bir tek örnek cümle dahi verilmemi. Niye?.. Binlerce eser içinde ilaç için olsun bir tane “ulamak” geçmiyor mu?

D.Mehmet Doan, tek bana yazd sözlükte “ulamak” için örnek cümle bulmu; koskoca TDK bulamam!..

Bunca adam ne i görüyor orada?..

“Horozu çok olan köyde sabah geç olur.”mu.
 

Yazar: C.Yakup ÞÝMÞEK
28-04-10
E mail: c.yakup_simsek@hotmail.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
TDK'NÝN ULAMASI, NE ÝÞ GÖRÜR ULEMASI
Online Kii: 25
Bu Gn: 201 || Bu Ay: 5.294 || Toplam Ziyareti: 2.928.230 || Toplam Tklanma: 58.599.474