
10. 05. 2007, Krkikindi
Mektebimin talebelerine seslenirken...
Zaman zaman bu soruyu bana da yöneltenler olur. Ne okuyalm? Kiisel fikrim, bu soruyu soranlarn henüz gerçek bir "okur" olamadklar yönündedir. Çünkü okumaya baladnz zaman, bu soru'nun (ve tabii bu sorun'un) giderek anlamszlamaya baladn görürsünüz. Ne okuyalm, sorusu neredeyse gereksiz bir sorudur. Okudukça anlarsnz ki, okunan her kitap bir yenisini çeker yanna. Daha okuduunuz kitab bitirmeden, arkadanzn elinde gördüünüz bir baka kitabn sayfalar heyecanlandrr sizi. Hattâ maymun itahllk yapp, elinizdeki kitab bitirmeden, kapa sizi heyecanlandran bir baka kitab okumaya koyulursunuz. Olur öyle. Ayn anda birkaç kitab birden okumaya çalan okuyucular vardr.
Aslnda günün farkl saatlerinde farkl türde kitaplar okunabileceini düünen ve hattâ bunu uygulayan okuyucular da vardr. Öyle ya, günün yorgunluu üstünüze iyice bastrmken, gece yatanza çekilmiken, anlalmas zor bir felsefe kitab okumak pek de akla uygun gelmiyor. Daha hafif, daha kolay anlalan, daha elenceli bir eyler okunabilir böylesi zamanlarda.
Okumaya henüz balayanlar, genellikle hikâyeler, romanlar alrlar ellerine. Düünce kitaplar daha sonralar okunmaya balanr. Belki de bu ilk eii bir türlü atlayamadmzdan, belki de kurmaca eserleri geçip de düünce eserlerine varncaya kadar nefesimiz yorulduundan, okumak denilen eylemden nedense hep roman, hikâye okumay anlarz.
Ac belki... Ama bizim ülkemizde okuyan insan hzla yalnzlar. Aslnda bütün dünyâda "okuyanlar", toplumun genelince biraz gizemli, anlalmaz, tuhaf bulunurlar. Ama bu bizde iyice böyledir. Çünkü okuyanlarn says çok çok azdr. Okumak "öteki" olmaktr. Okuduklarnz paylamaya kalktnzda kafanzdaki düünceleri tuhaf bulanlar çkar; umudunuz bitip susmay tercih ettiinizde ise konumaynz tuhaf bulurlar. Hayr hayr, çocuklar, sakn beni yanl anlamayn.
Okumaktan baka bir çâremiz yoktur. Okumak insann kendini "var" klmasdr. Okumak insann kendini bulmasdr. Okuyan kii, kendisinin ummanda bir damla olduunu anlar. Çölde bir kum... Evrende bir hücre belki... Okumak insana aczini gösterir. "Hiç"liini... Okumayanlar deil, tam tersine, okuyanlar, kitaplardaki bilginin çokluu karsnda, ne kadar az ey bildiklerini kavram, "haddini bilmi" mütevâz kiilerdir.
imdi hâlâ soruyorsanz, ne okuyalm, diye, örnein Fransz yazar Saint Exupery'nin dünyâda ncil'den sonra en çok okunan kitap olduunu bildiimiz ünlü Küçük Prens'inden balayabilirsiniz. Ve eer gerçek bir okur olmak isterseniz, unu bilmelisiniz ki, iyi bir okur olmann altn kural budur: "Ne bulursanz okuyun!!!" Zamanla seçmeye; iyiyi ve kötüyü, nitelikliyi ve niteliksizi, yeterliyi ve yetersizi birbirinden ayrmaya balayacaksnz.
yi okumalar!
ERH: A. Harmanc Bey'in yazs çok güzel, sevimli ve ders verici. Ama "Ne bulursanz okuyunuz!!!" cümlesi üzerinde düünmeli deriz. Evet, neticede ileri yalardaki bütün iyi okuyucular "ne bulursa okuduklar" bir devre yaamlardr. Fakat iyi bir rehber ihtiyâcn duyduklar bir devre de olmutur ve bunu bulabilenlerin bulamayanlardan kazançl olduklarn söylemek hakîkatin ifâdesidir. "Ne okuyalm?" sorusunun ölümsüzlüü rehber ihtiyâcnn hayâtîliini göstermez mi? Okuma gibi ancak gönülle yaplabilecek bir iin mutlaka birilerinin krbac altna sokulmas gerektiini söylemiyoruz; ama gerçekten iyi bir rehberin lüzumsuz duraklarda beklemeye mânî olabileceini, vakit kaybn azaltacan, özlenen hedefe daha ksa bir zamanda ve daha kvaml ulatracan düünüyoruz. (Dorulu)
Yazar: Abdullah Harmancý |
20-07-09 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||