HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÞU GÝDENLER (Tasavvuf Büyüklerinden Levhalar)
Okunma Says: 4074
Yazar: Prof. Dr. Mehmet Demirci
ÝSM-Ý A'ZAMI BÝLEN BÜYÜK VELÎ
sm-i azam bilen büyük velî

Zünnûn- Msrî, Msr’n güney bölgelerinde 772’de dodu. 90 yalarnda 859 ylnda vefat etti. Yaad dönemde etkili olmu, takibata uram, sevenleri ve sevmeyenleri bulunmutur.

 

slâm târihinde yöneticilerin kendi inançlar dndakilere bask uygulad devirler vardr. Bir ara Abbâsî yönetimi, Mûtezile mezhebinin görüleri dnda baka inan tarzlarna, neredeyse sava açmt. Bu meyanda Zünnûn da hapsedilmise de, ksa süre sonra serbest brakld. Bu meseleyle ilgili olarak unlar anlatlr.

Zünnûn bu sebeple Halife Mütevekkil’in huzuruna çkarlr. Halife sorar:

- Sana zndk ve kâfir diyorlar, bu konuda ne diyeceksin? Zünnûn daha söz almadan  halifenin veziri atld:

- Sultanm bu sözler dorudur, onun hakkndaki isnadlar gerçei yanstmaktadr. Vezire aldrmayan halife Zünnûn’a döndü:

- Cevap versene, niçin konumuyorsun? Zünnûn öyle dedi:

- Ey mü’minlerin emiri, ne diyebilirim ki? Evet öyleyim, hakkmdaki ithamlar dorudur desem kendimi inkâr etmi olurum. Hayr bunlar yanltr desem vezîrinizin yalanc olduunu söylemi gibi olurum. Onun için beni balayn, bu konuda siz kendînîz karar veriniz. Ben nefsimden yana olmayacam.

Halife ile aralarndan baka konumalar da geçti. Sonunda halife ona i’zaz ve ikramlarda bulundu. Tutuklu olarak geldii Badat’tan Msr’a serbest olarak döndü.

Kültürümüzde “sm-i a’zam” diye bir kavram vardr. “En büyük isim” demektir. sm-i a’zamn Allah’n isimlerinden hangisi olduu hakknda farkl kanaatler vardr. Bunlardan bir görüe göre bu isim gizli olup herkes tarafndan bilinmez. Bilen kimse onu okuyarak üstün hallere sâhip olabilir. Onun için ism-i a’zam bilmek, örenmek bazlarnca bir merak konusu olmutur. Aslnda bu bir kolayclk da saylr.

Zünnûn- Msrî’nin ism-i a’zam bilenlerden olduu kabul edilmi olmal ki bu konuda ilgi çekici eyler nakledilir. Birisi ona “Bana Allah’n ism-i a’zamn (en büyük ismini) söylesene” diye talepte bulunur. Cevap öyledir:

- Sen bana onun ism-i asarn (en küçük ismini) söyler misin?

Yani bu tür kolayc yaklamlar doru bulmadn vurgular.

Bu konuda baka bir olay öyledir: Yllarca Zünnûn’un eitiminde bulunan birisi öyle der:

- Beni iyi tanyorsun, ne olur bana ism-i a’zam öretir misin?

Ertesi gün Zünnûn o kiiye bir kutu verir.

- Al bunu, Cîze’deki falan kimseye götür, sakn açaym deme, der.

Adam yola koyulur, fakat içine bir merak atei dümütür. “Sakn açma” dendiine göre kutuda kymetli bir ey olmal. Kendi kendiyle ne kadar mücâdele ederse de merakn yenemez ve kutuyu açar. Açar açmaz içinden küçük bir tarla faresi frlayp kaçar. Adamcaz arr. Bo kutuyu da götüremez, geri dönüp gelir. Zünnûn sorar:

- Emâneti en yaptn? Adam mahcup ve suskun halde bekler. kaz gelir:

- Sen kendine verilen bir küçük fare emanetini bile tamaktan acizsin, ism-i a’zam emanetini nasl tayacasn?

Zünnûn üç eyin birlikte bulunmamasndan dolay hayflanr ve derdi ki:

 

- lim var, amel yok, amel var ihlâs yok, ihlâs var teslimiyet yok.

Olgunlama yolunun zor olduunu öyle ifâde eder:

- Bu yol varlk yolu deildir. Varl olana, yani benlik ve gurur sâhibi olana bir ey vermezler. Erenlerin yanna bo giren dolu çkar, dolu giren de bo. Bir âyet-i kerimede “Sadaka fakirlere ve çâresizlere verilir” denir. te bunun gibi mânevî olgunluk da maddî varln görmeyenlere verilir.

Sa solu tenkit edenler için öyle der:

- Bir kimse halkn ayplar ile megul olmaya kalkarsa, kendi ayplarn göremez.

Bu ifâde mehur bir hadisin bir tür yorumudur. O hadis udur: “Ne mutlu o kimseye ki kendi kusuru kendisini bakalarnn kusurunu görmekten alkoyar.”

Zünnûn- Msrî’nin, tövbe konusundaki u sözü mehurdur:

- Avamn tövbesi günahlardan, havassn tövbesi gaflettendir. Yani her insann tövbeye ihtiyac vardr. Havas denen seçkin kimseler herkesçe bilinen günahlar ilemezler. Peki onlar neden dolay tövbe edecekler? Onlar gafletten, yani bir an bile olsa Allah’ unutmaktan, onunla araya mesafe koymaktan tövbe ederler.

nsanolu yaradl gerei kolaycl sever. Fevkalade bir imkânla karlarsa ondan faydalanmak ister. Oysa böyle gelgeç frsatlara îtibar etmek yerine, her eyi Allah’tan istemek gerekir. Bu konuyla ilgili Zünnûn- Msrî’den bir olay nakledilir. öyle anlatr:

- am dalarnda gezerken bir ksm hasta insanlar gördüm. Niçin beklediklerini sordum. “Burada maara içinde bir âbid vardr, ylda bir defa çkar, hastalara nazar eder, dua okur ve hastalar iyileir. Bugün o gündür, onu bekliyoruz.” Bir süre sonra o kii çkt, zayf, benzi sar, esrârengiz biriydi. Hastalara bakt, yüzünü göe çevirip dua etti, hastalar iyileti. Koup eteine yaptm, dedim ki: “Bedeni hasta olanlara yardm ettin, ne olur benim mânevî dertlerime de derman ol.” Bana öfkeyle bakt, dedi ki: “Ey Zünnûn, çek elini eteimden, Allah’n seni görmekte olduunu bildiin halde, onu brakp benim eteimi tutuyorsun, brak, yoksa ikimiz de helâk oluruz!”

Zünnûn Msrî akl, evkli bir yapya sâhiptir. Onun çok ho münâcatlar, Hak Taâlâ’ya seslenileri vardr. Der ki:

-Allah’m, beni sana götüren yol senin bana ikram ettiin eylerdir. Bana efaat edecek tek ey senin rahmetindir. Dönüüm sanadr. Sen beni rahmetinle yarattn. Tam bir insan eklinde beni dünyaya saldn. Beni beiimdeyken korudun. Bana anne sevgisi altnda yetimeyi ihsan ettin. Benim bedenime çirkinlik ve noksanlk vermedin. Sen yücesin, her eyden üstünsün. Bana akl verdin. Ben senin nimetlerini sayamam. Senden istedim verdin. Sana ükrettim, nimetlerini arttrdn…

Zünnûn’a Allah sevgisi nedir, nasl olur? diye sorarlar. Cevab öyledir:

-Allah’n sevdiini sevmen, buz ettine buz etmendir. nsanlara kar yumuak ve efkatli olmandr. Din konusunda Hz. Peygamber’e uymandr.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Prof. Dr. Mehmet Demirci
22-03-10
E mail: Haberkültür.net
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
ÝSM-Ý A'ZAMI BÝLEN BÜYÜK VELÎ
Online Kii: 25
Bu Gn: 201 || Bu Ay: 5.294 || Toplam Ziyareti: 2.928.230 || Toplam Tklanma: 58.599.392