
naallah baarrm
Biyografik saylabilecek bir çalmam, yllardan beri devam ediyor. Amacm, bilinen anlamda bir biyografi yazmak deil; bir ahsiyetin fikrî yönlerini eriebildiim her özelliiyle, içimdeki dolgunluu yeterince yanstabilecek bir nispette anlatabilmek.
Yazabileceklerimin içimde var olduuna inanyorum; ama yazabileceklerimin içimdekileri tatminkâr bir derecede yanstabileceinden emin olamyorum. Bu sebeple de, hep yazmaya ve biriktirmeye devam ediyorum. Ara vererek yazyorum, fakat süreç devam ediyor. Baarabilir miyim bilemiyorum; fakat uramaktan vazgeçmeyeceim, salm elverdii müddetçe.
Ben her okuduumdan yararlanrm. Hatalardan da eletirerek yararlanmak mümkündür hatta gereklidir. Ama "etkilenmek" ayr bir olaydr. Yararlanmakta çoalmak vardr ama etkilenmek pek yoktur. Etkilendiim insan, artmann dnda, içimde bir deiim meydana getirir. Mesela mam- Rabbani'den çok etkilenmiimdir. Ayr bir terminoloji oluturmas, baz deerlendirmelerini, eletirilerini ve uyarlarn o terminolojinin sayesinde tepkisellii bertaraf edici bir üslup inceliiyle gerçekletirmesi, büyük hayranlk duyduum bir zekâ ve ferâset olgusudur. Harikulâde bir dirayetin tezahürüdür. O terminolojiyi oluturmadan o i yaplamaz. Yapmaya çalanlarn büyük bir ksm hem hataya dümülerdir, hem de isabet ettikleri yerlerde de ar tepkilerle karlamlardr.
Ben mam- Rabbani'yi okumaya ve incelemeye baladm zaman, 20'li yalardaydm; sürekli yazmaya da yeni balamtm. Çok okumutum, çok okuyordum ama onu bir baka türlü okudum. Sökmeye, çözmeye, nüfuz etmeye çalarak, döne döne, defalarca, yllarca okudum. Notlar çkararak, emalar çizerek, yorum denemeleri yaparak ve tabii, istiarelerde bulunarak... Bir hac amcamz vard, ondan bir söz nakletti. Durdum durdum, gözlerine bakarak "mam- Rabbani o sözü söylemez" dedim. Önce bir kzd. "Ne demek? Senin arkadan m o? Ne biliyorsun söylemeyeceini?" dedi. "Metodolojisini biliyorum." cevabn verdim. Söyledii uydu; "zerrât- cihan ona aynadr." "O söz öyle deil öyle" dedim: "Zerrât- cihanda ona ayna olacak mecal mi vardr?" Mektubat'n özünü bilmiyordu. Önce biraz limoniletik ama, sonra çok dost olduk.
Her eseri, her düünürü anlamak kolay deildir. Her zoru anlamaya çalmak da gerekmez; çünkü bazlarndaki zorluk pek anlaml deildir, hatta bazlar bu zorluu özellikle olutururlar. Ama bir ksmn mutlaka anlayabildiin kadar anlamaya çalmak gerekir. Buradaki zorluk meselelerin zorluudur ve anlatan onu izah ederken basite indirme imkânszln bildii için kolaylatrmay falan düünmez. zah etmek, zaten anlalmasna yardmc olmaktr. Asl basite indirirsen derin anlalma kaplar kapanr; yüzeysel bir ainalkla yetinip geçersin.
imdiki "etkilenme" konum bütün etkilenmelerime de temas etmemi gerektiren bir konu. Baarabilirsem güzel olacak. Baaramazsam da bouna uram olmam; çünkü o meguliyet anlarmn da ayr bir tad ve bereketi var. Orada ürettiklerimi bazen yazlarma da tayorum.
Sistematik kurgu bütünlükleri çoktur, bu Bat düüncesinde ciddiye alnmann da bir art gibidir. Ama bu sistematik kurgular bir sentez ifade etmez; ve çeitli boluklar eksikleri baz dolgu maddeleriyle tamamlayp bütünlük görünümü kotarlr. Dialektik piyasa böyle iler çünkü. Ama siz birey olarak onun içine girdiinizde, oradan doru eyler alp sa salim çkamazsnz. Çünkü bu, bazen onu yazmaktan daha büyük bir gayret ve hüner ister!
Bireyler itidal ustalarna itidal sanat-kârlarnn yardmna muhtaçtr. "hata, analiz ve terkip" beraberliinin önemini kavram hem derinlikli hem ufuklu, hem de önündeki mesafelere ve büyüklüklere saygdan doan gerçek tevazu ve vakar sahibi düünür yardmlarna muhtaçtr. Ne aradn bilenin etkilenmesi, bu yardmlarla karlanca gerçekleir. Necip Fazl, "mam- Rabbani fikrî-sosyal plandaki tercümann bulamamtr" diyordu. Yazmaya çaltklarmn konusu budur. Bir "fikrî portre" çizmeye çalyorum.
Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.
NOT: Vurgular bize âittir.
Yazar: Ahmet Selim |
20-03-10 |
||
| E mail: aselim@zaman.com.tr | Tweet | ||