HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / DÝL KALESÝ
Okunma Says: 4031
Yazar: C.Yakup ÞÝMÞEK
HÜSEYÝN MOVÝT’ÝN TÜRKÇESÝ – 4

Hüseyin Movit’in Kakofonisi

Aadaki cümleyi okurken telaffuz güçlüü çeken varsa onun diksiyonunda zayflk var demektir:

Orta sahada Topal resmen saçmalarken, Mustafa Sarp aknlar oynarken, bu alann en iyisi Elano'yu çkard, yerine gene görünmez adam Ayhan' sokup, Galatasaray' 9 kiiye indirdi.”   

Hüseyin Movit, Hncal Uluç’un kurduu bu cümleyi telaffuz ederken zorlanyor olmal… Çünkü bu cümlede "saçmalarken" ve "oynarken" kelimeleri Hüseyin Movit’e göre "kakofoni" tekil ediyormu.
Cümledeki "saçmalarken" ve "oynarken" kelimeleri niçin "kakofoni" sebebi saylsn?

Hüseyin Movit burada “-ken” ekinin mi, yoksa “-ar-ken / -er-ken” eklerinin tekrarn m “kakofonik” buluyor?..

Hangisi olursa olsun, yanlyor.

MOVT, KAKOFON (TENAFÜR)DEN ANLAMIYOR

Hüseyin Movit hakknda deiik tarihlerde yazdm üç yazda, “Medya dilini tarayp dil (imla, ifade ve bilhassa telaffuz) yanllarn tespit eden Hüseyin Movit, bazen büyük hatalarn farkna varamyor; fndk kabuunu doldurmayan yanllar görüyor.” demitim. Bu sefer buna ilave edeceim bir husus var: Hüseyin Movit, iyi bilmedii meseleler hakknda da ahkâm kesiyor. Hncal Uluç’un yukardaki sözünü “kakofonik” bulmas gibi…

Hâlbuki o cümle “kakofoni” örnei olamaz. 

Çünkü "saçmalarken" ve "oynarken" kelimelerinde “mahreçleri ayn veya birbirine yakn sesler”in tekrar yok... Zaten iki kelime art arda gelmiyor; araya tam üç adet kelime girmi. Dolaysyla telaffuzu zor deil; okunup söylenmesi kulaa çirkin gelmiyor.

Bir baka husus da u: Burdaki “-ken” veya “-ar-ken / -er-ken” eklerini tekil eden sessiz(ünsüz)lerin mahreçleri ayn olmad gibi birbirine yakn bile deil... Bunlardan “r” ile “n” sesleri yumuak (tonlu, sedal) ünsüzlerdendir. Ayrca, ikisi de “sürekli” olma vasfn haizdir. Bu tür seslerin ses cihazndan çk kolaydr. “Tannan” olup “müzikal” bir yanlar da vardr. Bu hususiyetlerinden dolay “r” ile “n” sesleri iir ve arklarda çok geçer.

Ekte bulunan dier ses (k) ise sert-süreksizlerden biridir, fakat “-ken” veya “-ar-ken / -er-ken” eklerinde “r” ile “n” sesleriyle yan yana olduu için bir zorlua yol açmamaktadr. Bu ses, mesela Hüseyin Movit’in kulland “kakofoni” kelimesinde “tenafür” hâlindedir. O kelimenin yanl telaffuzu olan “kakafoni” bile onun kadar “kakofonik” deil…

Dil bilgisini çok iyi bilmese de (mesela “iyelik eki” ile “ilgi eki”ni kartrsa da) Hüseyin Movit’in telaffuz (diksiyon) zevki aslnda iyidir. Bilhassa uzun hecelerin ve ince sessizlerin hatal telaffuz edilmesine, yanl imlalanmasna kar çok hassastr. Gel gelelim, Hüseyin Movit bir diksiyon mevzuu olan kakofoni(tenafür)den pek anlamyor, sanrm. Aksi hâlde kakofoni (tenafür) hakknda böylesine yanl bir hükme varmazd.

Aslnda kakofoni (tenafür) denen ey daha ziyade sert ünsüzlerin pe pee gelmesiyle kendini gösterir. Bir ksm tekerlemeler buna en güzel örnektir: üç tunç tas ho has hoaf; u köe yaz köesi u köe k köesi ortada su iesi. EDEBYAT BLG VE TEORLER - 1 BELÂGAT adl eserinde FESÂHAT BOZAN HÂLLER’den ilki olarak “tenafür”ü ele alan M. Kaya Bilgegil, buna misal olarak “çürütücülerce” kelimesini ve “Çerçi, çekirge çemesindeki çengele çarpt.” cümlesini verir.  

BÜYÜK ARLERDEN TENAFÜR (!) ÖRNEKLER

Farzmuhal, “-ken” ekinin veya “-ar-ken / -er-ken” eklerinin tekrar kakofoni (tenafür) saylacak olursa Türk âk edebiyatnn en mehur isimlerinden Karacaolan, aadaki dörtlüünde Hncal Uluç’tan daha fazla kakofoni (tenafür) yapm demektir: 

Çukurova, bayramln geyerken,
Çplakln, üzerinden soyarken,
ubat ay k yelini kovarken,
Cennet demek sana yakr dalar
!”

Yine, Türkçenin en büyük airlerinden Yahya Kemal “-ken” eklerini – iki kelime arayla – tekrarlyor:

Malûpken ordu, yasl dururken bütün vatan,
Rûyâma girdi her gece bir fâtihâne zan…

Türkiye Türkçesi yetmediyse Âzerî iirinin dev ismi ehriyar’n en bilinen ve sevilen iiri olan “Heyder Baba’ya Selâm”n bir ktasn hatrlayalm:

Heyder Baba, gayret kann kaynarken,
Karakular senden gopup galharken,
O sldrm dalarynan oynarken,
Kavzan, menim himmetimi orda gör,
Ordan eyil, kametimi darda gör...

Tabii unu da belirtmek lazm: Kakofoni (tenafür) denen kusurun iirde görülme ihtimali, konuma ve nesir dilinde geçme ihtimalinden çok düüktür. Ama ark veya türküde bulunma ihtimali iirden de düüktür; Karacaolan’n yukardaki komas ayn zamanda bir türküdür, “Heyder Baba’ya Selâm” iiri de bestelenip ark hâline getirilmiti.

Yahya Kemal’in msralarna gelince… Onlar zaten hep ark gibidir.

MOVT GENE GÖRMEM

Hüseyin Movit, Hncal Uluç’un cümlesinde kakofoni (tenafür) bulurken ifade kusuru olduunu fark edememi. Evet, sk sk düük cümleler kuran Hncal Uluç’un bu cümlesi de zihinleri yorup zorlayan sözlerden…

Haydi pirincin tan ayklayalm:

Elano’yu çkaran kim? Topal m, Mustafa Sarp m? Dil mantna göre “çkarmak” fiilini, bu fiilden bir önceki isim olan Mustafa Sarp’n yapm olmas lazm. Yani Mustafa Sarp “bu alann en iyisi Elano'yu çkard” cümlesinin fail(özne / süje / müsnedü’n-ileyh)i oluyor.

Denebilir ki: “Kardeim, futbolu iyi takip edenler Elano’yu kimin çkardn bilir; sen kafan yorma…”

Derim ki: “Farz edelim ki futbolu iyi takip edenler bilir; ya dier vatandalar n’apacak?..”

DÜZELTEYM DERKEN

Özdemir nce’nin düük cümleleri dolaysyla demitim ki: “Türkiye’de köe yazarlarnn birçou ‘konuur gibi’ makale yazyor. Zannediyorlar ki, bir cümle kurarken neyi kastediyorlarsa okuyucu onu tam öyle anlar. Hayr, kazn aya öyle deil… Konuma diliyle yaz dilinin art ve imkânlar farkldr… Çalakalem, üstünkörü yazlm, geliigüzel kelimelerle derme çatma kurulmu cümleler, insanlarn kafalarn kartrr. Medeni bir yazar, buna hakknn olmadn düünür.”

Peki, kafalar kartrmaktan sadece yazarlar m çekinmeli?.. Elbette hayr… Medyada ismi duyulmu, sözü dinlenen, yazs okunan herkes bu hassasiyete sahip olmal.
Hüseyin Movit ise bu hassasiyetin zirvesinde olmal; çünkü o, yazarlarn yanllarn bulup onlara yol gösteriyor.

Yanllar gösteriyorum diye doruya yanl demek var m? Eer varsa yanla doru deme veya asl hatalar görmeme ihtimaliniz de yüksektir.

Bakn “görmeme” deyince hatrlamadan edemedim: Hncal Uluç’un yazsnda Hüseyin Movit’in göremedii bir sürü noktalama ve imla hatas var. Mesela, tam on sekiz cümleden sonra iki nokta (..) var. (Hâlbuki TDK Yazm Klavuzu’na göre yan yana iki nokta (..) yalnzca soru (?) ve ünlem (!) iaretinden sonra – icab hâlinde – kullanlr.) Soru cümlesi olan tam alt cümleden sonra soru (?) iareti yerine bakalar var… Nokta (.) ile virgül (,) konmas lazmken konmayan mahaller, yersiz olarak virgül (,) konan yerler, büyük-küçük harf yanl vs…

Büyük hatalar göremeyen Movit, bari bu küçükleri görebilseydi…

Hüseyin Movit’in Türkçesi hakknda yazdm üçüncü yazda,

“Deerli hocam, lütfen biraz daha derin bakn, düünün. Daha vahim ve mühim Türkçe hatalar üstünde kafa yormanz – üçüncü kez – diliyorum.” demitim

Dördüncü kez diyorum ki:

“Deerli hocam, lütfen biraz daha aratrn. Daha büyük dil hatalarn bulabilmeniz için baka çare yok.”


Yazar: C.Yakup ÞÝMÞEK
13-03-10
E mail: c.yakup_simsek@hotmail.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
HÜSEYÝN MOVÝT’ÝN TÜRKÇESÝ – 4
Online Kii: 21
Bu Gn: 200 || Bu Ay: 5.293 || Toplam Ziyareti: 2.928.229 || Toplam Tklanma: 58.599.289