HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / MÜLÂKÂT
Okunma Says: 4051
Yazar: Mahmut Býyýklý
ÝSLÂMCILAR EN KÖYLÜ ÝNSANLARDIR (M. Þevket Eygi ile mülâkât)
“slamclar en köylü insanlardr”

Konuumuz, müslümana yakmayan her türlü sahtelie kar tek bana savaan bir yalnz kahraman : Mehmet evket Eygi.


Konuumuz, slâm’n umdelerine ve müslümana yakmayan her türlü sahtelie kar tek bana savaan bir yalnz kahraman : Mehmet evket Eygi. 7 ubat 1933 Zonguldak/Ereli doumlu Orhan aiklerin, Nihat Samilerin,Ahmet Kudsilerin talebesi eski bir Galatasarayl, ayn zamanda Mülkiyeli. Özeletirisini kendi yapamayan toplumlarn içten içe çürüyeceine inanm ve o “birileri”ni göremeyince bu keyifsiz ii kendi üstlenmek zorunda kalm bir isim. Hakk bâtldan ayrp kâim klmak için yaayan, yazan ve “Egerçi köhne metâz revâcmz yoktur/ Revâca da ol kadar ihtiyacmz yoktur” beytini hatrlatan, kimseye müdanahas olmayan yalnz bir direniçi. Tarihin, onun Galatasaray’n bir “imalat hatas” deil “yüz ak” olduunu tasdik edeceine olan inancmzla sizi söyleimizle ba baa brakyoruz..

Millet olarak önerilerini, yorumlarn, tepkilerini ifade etmeyen veya dolayl yoldan ifade eden bir yapmz var. Bunu neye balayabiliriz? Çok mu kaderciyiz; Allâh’a havale edince mesuliyetimizi yerine getirdiimizi mi düünüyoruz? “Kadercilik” anlaymzn yeniden tanmlanmas m gerekiyor?

Toplumumuz bir takm tarihî arza ve kazalar yüzünden “ifahî bir toplum” haline gelmitir. ifahî toplumlar yeterli ve gerektii kadar emr-i maruf nehy-i münker yapamazlar, tepki gösteremezler. Kader baka eydir “kadercilik” baka ey. Hazret-i Ömer, veba hastal görülen bir yere gitmekten vazgeçince ona “Allah’n kaderinden mi kaçyorsun?” denilmi, o da “Allah’n bir kaderinden baka bir kaderine kaçyorum…” cevabn vermitir. slam’da kader vardr, kadercilik-fatalizm yoktur.

Yine zihniyetimizi çözümlemeye devam etmek istersek, müesseseleri, hadiseleri ve dertlerimizi ele alrken tarihî tekâmül çizgisini çok da dikkate almadan, hemen kalp-hazr deerlendirmelere itibar etme meylimizin tuzana düüyoruz. Geçmiimizi doru deerlendiremediimiz için geleceimizi de kestiremiyoruz. Geleceimize köprü olmak üzere “gelenek”imiz için doru bir tanmlama yapmak istesek neler söyleyebiliriz?

Türkiye’nin yakn tarihinde vahim “kopukluklar” olmutur. u anda mâzimiz, tarihimiz, köklerimiz ile balarmz kopmu vaziyettedir. Atalarnn ve dedelerinin mezar talarn okuyamayan yeni nesillere kopuk dememek mümkün müdür? in kötüsü, seçkin, yüksek tabaka, okur-yazar geçinenlerimiz bu kopukluun farknda deillerdir. Türkiye geleceine güvenle bakmak istiyorsa mutlaka “tarihî kopukluktan”, “tarihî devamlla” geçmek zorundadr. Aksi takdirde çökü ve ykl kaçnlmaz hale gelecektir. Bizde tarihî devamlln iki ana direi olan yazl ve edebî lisan ile millî tarihe vurulan darbeler, ne Hitler Almanya’snda, ne Stalin Rusya’snda bu kadar tahripkâr olmutur. Bizi biz yapan geleneklerimizin hor görülmesi bugünkü genel yabanclamaya yol açmtr.

Asr- Saadet’te Efendimiz, genç sahabilerine civar milletlerin dillerini örenmeyi telkin ediyor. Fatih, 7 lisan biliyor,.. Bugün biz kendi dilimizi bile bilmiyoruz. Mukayese mantmz gelimiyor. Dolaysyla eski metinlerimizi ve onlara sinmi insanlk uurunu kavrayamyoruz. Nasl bir eitim anlay gerekiyor, bütünleyici, kapsayc, muhteem bir cihaz olan beynimizin trilyonlarca hücresini sraf etmeden kullanabileceimiz..?

Son devir Osmanl liselerinde (Sultanî-dadî) üç yabanc dil öretiliyordu: Arapça, Farsça, Franszca. Ayrca Bat Türkçesi çok iyi ve güçlü ekilde okutulup öretiliyordu. Kendi ana dillerini edebî bakmdan iyi bilmeyenlerin yabanc dil örenmeleri mümkün deildir. Bugünkü Türkçe, birkaç yüz kelimeyle konuulan sözlü bir iletiim dilidir. nsanlar bu fakir, “ar-duru, kuru” lisanla günlük ihtiyaçlarn görürler, iletiim kurabilirler. Lakin bu sözlü Türkçe’yle eitim, üniversite, edebiyat, tefekkür, yüksek kültür, sanat, felsefe olmaz. Bizim anadilimiz olan Bat Türkçesi’nin en olgun, en güzel, en sanatl, en ahenkli ekli 1920’lerin Türkçesi’dir. 27 Mays 1950’de Demokrat Parti iktidara geçince o dile döndü; 27 Mays 1960 darbesinde tekrar kuru ve yetersiz Öz Türkçe’ye geçildi ve nihayet zengin, edebî dilimizi yitirdik. Artk istense de 1920’lerin Türkçesi’ne dönmek çok zordur. Bir memleketin ne durumda olduunu bilmek ve anlamak isteyenler oradaki eitime baksnlar. Eitim güçlü, vasfl, üstün, tesirli, baarl ise durum iyidir; eitim iflas etmise ülkenin gelecei karanlktr. Eitimde mutlaka kaliteye yönelinmelidir. Bugünkü sistem, “okuma yazma bilmeyen cahilleri, okuma yazma bilen cahiller” haline getiriyor. Okuma yazma bilmeyen cahiller, cehillerini itiraf eden basit cahillerdir; okuma yazma bilenler ise mürekkep cahil… Türkiye’de en ksa zamanda ngiltere’deki Eton koleji gibi, Paris’teki güçlü liseler gibi, Japonya, Güney Kore, Tayvan, Singapur liseleri gibi liseler açlmaldr. Edebiyata, felsefeye ve sosyal kültüre arlk verilmelidir. Bu liselerde mutlaka Arap harfleriyle Osmanlca okutulmaldr. “Böyle bir ey gericilik olur, bunu yapamayz” diyenler olursa, onlara “Ya öyle mi? Öyleyse Türkiye’nin batmasna hazr olun” cevabn veririz.

“nsan olmak”, külliyen bir “aray” diye buyuruluyor. Arama istein olacak içinde… Aradn ey için bedel ödeyecek cesarete cömertlie, alçakgönüllülüe sahip olacaksn… Yeniden bu haslette “vasfl insanlar” yetitirmek için nasl bir eitim anlay profiline ihtiyacmz var?

Türkiye’nin batmamasn, yükselmesini, güçlenmesini, ilerlemesini istiyorsak yeterli sayda vasfl Türkiyeliler yetitirmek zorundayz. Vasfl Türkiyeli ne demektir? Bilgi ve kültür boyutunda vasfl; ahlâk, aksiyon, fazilet boyutunda vasfl; sanat, güzellik ve estetik boyutunda vasfl. Vasfl demek, ayn zamanda güçlü ve üstün demektir. Bu memlekette çounluu tekil eden Müslümanlar son 50-60 yl içinde eitimde kalite üzerinde durmadlar, kalite (kelle says, rakam çokluu) üzerinde durdular. Bu yol onlar zilletten izzete götürmedi.

Eskilerin “stanbul Efendisi” diye tabir ettikleri bir model insan vard. Bir yazarmz “imdilerde tekkelere “Estetik Yâ Hû” yazdrmak lâzm” diyor. Bunun okulu var m hocam; eski fütüvvet tekilat gibi meselâ.. stanbul Beyefendisi nasl yetiir; Akl- ruhu ayn anda eitebilecek bir hoca tipi var m günümüzde?

Türkiye her geçen gün biraz daha krsal kesim, gecekondu, tara, varo kültürü ksrlna gömülüyor. Bizde her yere köylü kültürü hâkim olmutur. Köylü derken tabii ki, köylüleri hor görmüyorum. Burada bahis mevzu olan köy kültürü ve köylülüktür. Bizim politikamz köylü politikas, insanî münasebetlerimiz köylüce, eitimimiz ve üniversitelerimiz köy eitim ve köy üniversitesi… Türkiye’de en fazla köylü olanlar da slamclar ve dincilerdir. Bana kzabilirler, eyvallah… slamiyet medeniyet dinidir, ehir dinidir, metropol dinidir. slam’n nurlar büyük ehirlerden ve merkezlerden taraya doru yaylr. slam’ köylerden, gecekondulardan, varolardan ehirlere getirmek mümkün ve muhtemel bir i deildir. Bu ülkenin Müslümanlar kurtulmak istiyorlarsa, her eyden önce medenî Müslümanlar olmaya, ehirli Müslümanlar olmaya; ince, nazik, kibar, vasfl Müslümanlar olmaya mecburdurlar. Krsal kesim ve varo kültürüyle, ahlâkyla, sanatyla kurtulmann imkân yoktur. Eskiden Türkiye’yi ayakta tutan bir fütüvvet ahlâk vard. Bu devirde nice Müslüman fütüvvetin lügat ve stlah manasn bile bilmez. Fütüvvet, gönül yiitlii mânâsna gelir. Bir Müslüman toplumda yeterli sayda gönül yiidi bulunmazsa ve onlar slamî hayata hâkim olmazlarsa o toplum dejenere olur, bugün Türkiye’de olduu gibi… u birtakm slamc geçinenlere baknz, dinci postuna bürünmüler, yemedikleri halt yok. halelere fesat kartrmalar, ilerden komisyon almalar, bin türlü dalavere, haram rantlar, yaptklar hiçbir ite meymenet yok. Geçen k büyük ehirlerimizden birinin tarihî bir caddesi yaplmaya baland, daha bitmeden bozulmaya balad. Ana ehir belediye bakan inaat durdurdu. Ülkemiz dünyada en fazla kara para, haram para, uursuz para olan ülkedir. Mafyalar, çeteler etraf haraca kesmektedir. Haram yiyicilik, rantçlk korkunç boyutlara ulamtr. Nadir yazarlar, fikir adamlar, politikaclar dnda bütün bu kötülükleri ve pislikleri tenkid eden de yoktur. 1950’li, 60’l yllarda Prof. Ali Fuat Bagil, Üstad Necip Fazl gibi ilim, fikir, vicdan adamlar, ellerinden geldii kadar kötülükleri tenkid ediyorlard, imdi onlar da yok.

Mutlu olmay marur olmaya deitik. Millet uurumuza da tamamen zd olarak “Nefis Medeniyeti” olduk taklit ede ede.. Yeniden Nefis-Ruh dengesi kurmu bir “Kalp Medeniyeti”nin teekkülü için neler yaplmas gerekiyor? Nasl titreyip kendimize döneceiz?

Biz Müslümanz demekle i bitmiyor. Bu devir Müslümanlar kendilerini slam’a uyduracaklarna, slam’ kendilerine uydurmaya kalkyorlar. Bu sapklk deil de nedir? Televizyondan ikâyet eden zamane haclarnn, hocalarnn, dindarlarnn, sofularnn evlerinde koca koca televizyonlar var. slam, eriat, Sünnet, tasavvuf buna izin veriyor mu? Resulullah Efendimiz birtakm konular kastederek “Müftülerden fetva isteme, sen kalbine sor” mealinde bir söz sarf etmitir. Kalplerimize soralm: slam dini bugünkü yaynlaryla televizyon seyretmeye izin verir mi? Açyorsun ekran evin içinde meyhane, kumarhane, fuhuhane, dinin yasak etmi olduu fsk, fücur, elence, bin türlü rezalet… Din dümanlarn tenkid etmek, bütün kötülüklerin sebebini dinsizlikte aramak çok kolay ve ucuz bir felsefedir. Müslümanlar kurtulmak istiyorlarsa öncelikle kendilerini yapc bir ekilde tenkid etmelidir.

Siz tenkid deyince aklma geldi. Nasl salanacak efendim birlik beraberlik. Ne yapmal?

Müslümanlar aras birlik ilimle, irfanla, ahlâkla, faziletle, hikmetle, yüksek karakterle, fütüvvetle, mürüvvetle, hakiki tasavvuf ve tarikatla olabilir. Vasfsz Müslümanlar birlik salayamazlar. Önce vasf, sonra o vasftan ileri gelen birlik. Birtakm cemaatler ve tarikatlar yapc, müspet, hayra yönelik uyarlar dümanlk olarak kabul ediyor. Bazlar yalan da olsa övgü ve pohpohlardan çok holanyorlar, doru da olsa uyar ve tenkitlerden nefret ediyorlar. Böylelerinin birlemesi elbette ki mümkün olmaz.

Yllar önce ‘Tasavvuf Sna’ isimli bir yaznz okumutum. Tasavvuf hakkndaki düünceleriniz nedir? Tasavvuf niçin önemlidir?

Tasavvuf, slam’ hakkyla yaamak demektir. Tasavvuf ve tarikat, tac, hrka, ekil deildir. Adam tasavvuf postuna bürünmü ama riya, kendini beenmilik, gurur, kibir var içinde, öylesi kesinlikle mutasavvf ve tarikatl deildir, tarikatçdr. Hakiki mutasavvf «ben, ben, ben» demez. Hakiki tarikatl, birtakm büyükleri, Yahudi ve Hristiyanlarn yaptklar gibi “Erbab” haline getirmez. Dervi sövene dilsiz, dövene elsiz gerektir. Hakiki mutasavvf, tarikatl ve dervi “Benim eyhim en yücedir, benim tarikatm en yükseidir…” gibi bo edebiyatlar, propagandalar yapmaz. Tarikatta genel davet olmaz, tarikata nasip ile girilir. Nasibi varsa girer, bir tarikat düünün, herkesi kendisine çekmek için genel davet yapyor. Bu ne biçim tarikattr? Bendeniz tarikata, tasavvufa, eyhlere ve dervilere hürmet eden bir kimseyim. Lakin her eyin kural vardr. Adamn birisi tarikat, tasavvuf diye meydana atlm, akl fikri para toplamak; para saymaktan tespih çekmeye vakti kalmyor. Ben bu Hazrete nasl mutasavvf ve tarikat ehli diyeyim? Bütün din kardelerime tavsiye ediyorum, gerçek tasavvufu, gerçek tarikat, gerçek eyhi arayn, nasibiniz varsa bir saniye bile beklemeden intisap edin.


 

 MAHMUT BIYIKLI / WWW.HABERKULTUR.NET

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Mahmut Býyýklý
20-02-10
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
ÝSLÂMCILAR EN KÖYLÜ ÝNSANLARDIR (M. Þevket Eygi ile mülâkât)
Online Kii: 20
Bu Gn: 198 || Bu Ay: 5.291 || Toplam Ziyareti: 2.928.227 || Toplam Tklanma: 58.599.229