HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 3146
Yazar: MEHMET EMRE
NEFS-Ý EMMÂREYE TÂBÝ' OLMAKTAN SAKINMAK

 


"... Nefs olanca iddetiyle kötülüü emre­dendir muhakkak..." (Sure-i Yusuf 53).
Lügat bakmndan ruh, can, ceset, hevâ, heves ve bir eyin hakikat manalarnda kullanlan nefs, dini bakmdan "ehvetin, gadabn ve kötü duygu­larn mebdei" diye tarif edilmitir.

Yaratlmlarn faziletçe en üstünü bulunan in­sann benliine meleki haslet olarak akl; behimi s­fat olarak nefs dürülüp yorulmu ve bu keyfiyet üzere yaratlmtr.

Nefs, slah edilmedii zaman insan için en büyük düman olur. Resûl-i Ekrem (s.a.v.) bu ciheti bir ha-dis-i eriflerinde öyle açklamtr:
"Dümanlarnn adavette en ileri olan iki yann (iki kan) arasndaki nefsindir" (Kefül-Hafâ c. 1, s. 143).

Nefsin nevasn, akln muhtevas içinde kontrol altna almak ve murakabe etmek, dinimizin kesin emirlerindendir.

Nefsin zulmânilii iman ve ibadetlerin nurlar için­de temizlenerek giderilebilir. Nefs ejderi, "akl" zin­ciriyle balanp slami usulle slah edilmelidir.

Dünyann mimar olarak yaratlan insan, yapaca­ hizmetin ehemmiyetiyle mütenasip meziyetlerle ve meleki hasletlerle bezendii gibi, emrine râm edecei canllarda bulunan baz sfat ve ihtiyaçlarla da donatlm bulunmaktadr. Tâ ki onlarla olan alâkasn bilerek ve hissederek devam ettirebilsin.

slami kstaslara göre "insan" diyebileceimiz bir kimse akln, düünme melekesini ve meleki haslet­lerini ön planda tutarak, gerek insanlara ve gerekse dier yaratlmlara bu hasletlerle yaklamak zorun­dadr.

Öldürücü zehirden arlar teskin edici ilaç imal edilebilmektedir. "slâm laboratuvar" en zararl bir kuvvet olan "nefs"ten faydalanma imkan bulmu ve yolunu göstermitir.

nsan, nefsani arzularn, ar kesici ilaç yapmn­da kullanlan baz zehirli maddeler gibi, dikkatli ve ölçülü olarak ayarlayacak olursa, nefsin zararndan saknm ve hatta baz faydalar elde etmi olur. Bu hevesleri asgari hadde indirerek melekî hasletlerine arlk verecek olursa, takva kanatlaryla lâhûti fe­zada yükselme imkan bulur ve sonunda melekî birkeyfiyet kazanr. Fakat bunun aksine bir yol tutarak nefsanî heveslerine malup olursa, hayvani sfatlar öne alm ve melekî meziyetleri geri plana atm olur.

eytan ile fikir birlii yapan nefs, insan iki cihan­da rezil etmek için her kötülüü yapar. Nefsi slah etmek için dinimizin koyduu müdâfaa usulleri ile ona kar koymak, nefse hâkim olmann hem ilk, hem son artdr. O, yola gelmi gibi mûnis bir tavr taknd zamanlarda bile, birçok tuzak hazrlamakla meguldür. Nefse kar açlacak mücâhede de, ömrünün sonuna kadar devam edecektir.

Esasen dînî vazifeler, nefsanî hevesleri ortadan kaldrmak için emredilmi deildir. Bir ey ne zaman dinimizin gerektirdii ekilde yaplacak olursa onun kadar nefsani hevâ uzaklam olur. Bu sebeple nefsin hevâsn giderme hususunda dini hükümler­den bir eyi ilemek, nefis canibinden gelen bir arzu ile yaplan bir senelik riyazattan daha faziletli­dir (Baknz; mam Rabbani, Mektûbât 52. Mektup).

Tasavvuf yolunun mümtaz ahsiyetlerinden Mu­hammed bin Fadl, bu hakikati "rahat olmak, nefsin dileklerinden kurtulmaktadr" sözü ile tehis etmi bulunmaktadr (Risale-i Kueyriye s. 58).

Dini ilimlerde ve nefis ile mücadele sahasnda geni bilgi ve tecrübe sahibi bulunan büyüklere s­lâmdan sorulduunda u hakikati ifade etmilerdir: "slâm, muhalefet klc ile nefsin (hevâ ve hevesleri­nin) kesilmesidir" (Risale-i Kueyriye s. 84).

Nefs, insana dediklerini yaptrdkça daha büyük arzularn peinde koar. Bunlarn hepsinde murad­na erecek olursa, son olarak kendisinin ilâh olarak kabul edilmesini ister ve sahibini "nefsperest" ya­par. Onunal mücadelede ayaklarmzn kaymamas için Rabbimiz biz kullarn uyarmakta ve "gördün mü o hevâ (ve hevesini Tanr edinen kimseyi? imdi onun üzerine (Habibim) sen mi bir bekçi olacaksn" buyurmaktadr (Sure-i Furkân 43).

Nefsin arzularn güzel bulan kimseler, kalp gözü­nü körletirmi olurlar. Zirâ nefsani hevesler için "kafa gözünü açan ahsn kalp gözü kapanr. Basi-ret-i kalbiyyesini açk tutmak isteyen mü'minler, ra­bta (murakabe) srasnda gözlerini kapamay usul edinmilerdir."

Nefisle mücadelede güvenilir bilgi ve tecrübeye sahip bulunan Nasrâbâdi, u sözlerle bizi uyarmak­tadr: "Senin zindann nefsindir. Oradan çktn za­man ebedi bir rahata ermi olursun" (Risale-i Ku­eyriye s. 59).

mam Rabbani (k.s.) bu hakikati öyle dile getir­mektedir: "nsan üzerine inen belalarn her çeidi ancak nefisle ilgi kurmaktan ileri gelmektedir. Nefis­ten kurtulu hasl olursa, Hak'tan gayri eylerden kurtulu tahakkuk eder" (Mektûbât c. 1, 154. Mek­tup s. 135).

Nefs, edepsizlik üzerine yaratlmtr. Halbuki kul, edebe devamla mükelleftir. Nefs, serbest brakla­cak olursa muhalefet sahasnda kendi tabiatyla do­lar. Kul da çalmasyla onu kötü isteklerden geri çevirmeye çalr. Kim onun yularn brakacak olur­sa, nefsin yapaca kötülüklerden sorumlu olur. Bu hususta bizleri uyaran Rabbimiz; "Hevasna uyan­dan daha sapk kim vardr? üphe yok ki Allah, za­limler güruhunu asla muvaffak etmez" buyurmakta­dr (Sûre-i Kasas 50).

Nefs, dünyadan ahirete giden yolun üzerinde du­rup, bir harami gibi insanlarn yolunu kesmek ister. Serveti renkli, ehveti cazip hale getirip tuzaa dü­ürdüü kimseyi hak yolundan ayrmak ister. "Hevâ ve hevese tabi olma. Zira bu hâl, seni Allah yolun­dan saptrr. Allah yolundan ayrlanlar, hesap günü­nü unuttuklar için, kendilerine pek çetin azap var­dr" (Sûre-i Sâd 26).

Rahmetine snr tayin edilemeyen Rabbimizin uyarlarndan anlam oluyoruz ki, "en büyük nimet, nefisten kurtulmaktr. Zira nefs, senin ile Aziz ve Ce­lil olan Allah arasndaki perdelerin en büyüüdür" (Risale-i Kueyriye s. 84).

Nefsin hevâ ve heveslerine muhalefet etmek ka­dar hiçbir eyle Allah'a ibadet edilmemitir. Çünki nefsin heveslerine muhalefet ettiin zaman, onun hastal kendisinin ilac olur" (Risale-i Kueyriye s. 84).

Bu sahada baarya ulaacak kimselere Cenâb- Hak, ilâhi va'dini öyle açklamaktadr. "Kim Rabbinin makamndan korktu, nefsini hevâ (ve heve-sin)den alkoydu ise, ite muhakkak ki cennet onun varaca yerin ta kendisidir" (Süre-i Nâziat 40-41).

Nefs, insan hevesâtna tâbi olmaya ve düman­lara yardmc olan tehlikelere davet eder. Bu itibarla nefsini daima töhmet altnda tutmayan ve her hâ­linde ona muhâlefet etmeyen kimse, muhakkak aldanmtr. Bu endieyi gözlerimizin önüne seren bir hadis-i erifte öyle buyurulmaktadr: "Üzerinize en­die ettiim eylerin en iddetlisi iki haslettir. Hevâ (ve heves)e tâbi olmak ve tûl-i emel (peine takl­maktr. Hevann peine taklmak, seni Hakk'a tâbi olmaktan meylettirir. Tûl-i emel ise, dünyay sana sevgili klar" (Berika c. 2, s. 93).

Nefsinin heveslerine tâbi olmu kimsenin sohbeti, zehirli bir havay teneffüs etmek gibidir. Onlara ya­namak atee sokulmaya benzer. Aradaki mesafe korunmayacak olursa, atein içine düme tehlikesi vardr. Bu gibi kimselerin peine taklmak, kiiyi hüs­ran ebediye sürükler. Akllarn muallimi ve vicdan­larn mürebbisi olan Resûl-i Ekrem (s.a.v), bizleri nefse kar uyarmakta ve öyle buyurmaktadr: "Pehlivanlkta güçlü olan hakiki güçlü deildir. Esas güçlü, öfkelendiinde nefsine hakim olandr." (Feyz'ül-Kadir c. 5, s. 358).

"Akll, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonras için çalandr. Aciz (idrâki kt) olanda nefsini he-vasna tâbi klan, sonra Allah'tan olmayacak eyler temenni edendir" (bni Mâce c. 2, s. 1423).

Sözlerimi kainatn biricik Efendisi bulunan Hz. Muhammed (s.a.v.)'in nefisten korunmakla ilgili bir duasyla tamamlamak istiyorum. ALLAHÜMME LÂ TEKLNÎ LÂ NEFSÎ TARFETE AYNN VELÂ TEZI MNNÎ SÂLHA MÂ-ÂTAY-TENÎ(1) (Feyz'ül-Kadir c. 1, s. 116).

(1) Mânâs: Ya Allah, bir göz açp kapayacak kadar (ksa ol­sa bile) beni nefsime teslim etme. Bana verdiin eyin iyisini benden soy(up al)ma.


Yazar: MEHMET EMRE
26-10-09
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
NEFS-Ý EMMÂREYE TÂBÝ' OLMAKTAN SAKINMAK
Online Kii: 22
Bu Gn: 198 || Bu Ay: 5.291 || Toplam Ziyareti: 2.928.226 || Toplam Tklanma: 58.599.188