
| Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar) | Okunma Says: 1322 |
Cumhuriyet’in 86. yldönümünde, Merhum Mustafa Müftüolu aabeyimizin tabiriyle “Yalan Söyleyen Tarih” meselesine girelim dedik.
Bizim resmi tarih bir “Ergenekon” imalat.
Gerçein yerine “ideoloji”yi dayatyor; farkl renkleri birer zenginlik olarak deil de “tehdit” olarak gösteren “darbeci zihniyet”; Milli Eitim’e teslim ettiimiz çocuklarmza seksen, doksan yldr “hurafe” enjekte ediyor.
¥
Geçtiimiz günlerde “Cimbomlu” rumuzuyla yazan bir genç ile uzun uzadya tartmamz oldu.
O bize “Laiklik kart olduumuz” yönündeki kanaatinden hareketle hücum ederken, biz kendisine sürekli olarak, “yakn tarihin yalanlarndan” örnekler sunduk...
Bir saatlik kesintisiz yazmamz;
“Saplantlarmdan arnmama vesile olduunuz için size teekkür ediyorum” cümlesiyle nihayete erdi!..
¥
Yllar önce ben de böyleydim;
Zamann “önde gelen” askerleri arasndaki görü farklarndan, liderlik çekimelerinden habersizdim.
Fevzi Çakmak’tan Kazm Karabekir’e kadar hangi üst düzey asker varsa hepsinin ayn görüte olduunu zannediyordum.
Ve dahi:
Krk dökük, pusulasz bir “Vapur”un, ngilizler tarafndan takip edildiine, torpillenme tehdidinden dolay kydan köeden giderek, Samsun’a çktna inandrlmtm.
O günlerde, Samsun’un igal altnda bulunan tek Karadeniz liman olduunu da bilmiyordum.
¥
Sonra sonra...
Yirmi be ya civarlarnda, “gerçekten” okumaya ve düünmeye baladktan sonra...
Türkiye’nin kuzeydousunda uralar Hükümeti kurulduunu ve ngilizlerin bu “Sovyet modeli”ni engellemek için -bizim taraftan- yardm istediklerini fark ettim.
¥
Sadece “mevcut laiklik uygulamalarna tepki gösteren” bizcileyin yazarlar deil;
CHP milletvekillii, bakanlk yapm bir E. Cumhuriyet gazetesi ve Cumhuriyet Vakf yöneticisi olan Alev Cokun’un da aralarnda bulunduu baz Kemalistler de “gerçekler”i kabullenmi durumda.
Cokun’un “Samsun’dan Önce Bilinmeyen 6 Ay” adl kitabnda; Osmanl’nn bu seferden haberdar olduunu, haberdar olmak da ne, emre bolca asker ve para tahsis ettiini ve hatta Samsun’a gönderilenler için stanbul’u igal altnda tutan “ngilizlerden vize aldn” gözler önüne seren belgeler var.
Cokun’un bile bu noktaya gelmi olmas, “gerçekler”e ulama çabalarnn meyve verdiini...
Ve...
deolojik tarih anlaynn tkandn göstermekte.
Alev Cokun, “Atatürk’ün hurafelere ihtiyaç duymayacak kadar büyük bir lider” olduunu söylüyor.
Öyleyse, resmi tarihin hurafelerini bir kenara atp gerçek tarihi serelim gözler önüne.
¥
Bakn, mesele basit:
ABD’nin, Fransa’nn vesairenin senatolar, meclisleri, “Türkler 1915’te soykrm yapt” iddialarn gündeme getirdiinde hakl olarak kzyor;
“Tarih, ideolojiye-çkarlara alet edilmemeli!..
Tarihi, gerçek ve bamsz tarihçiler yazmal!..” diyoruz, öyle deil mi?..
“Biz bütün arivlerimizi açmaya hazrz. Bir tarih komisyonu kurulsun ve o komisyondaki tarihçiler tam bir özgürlük ortam içinde çalp gerçekleri ortaya çkartsn, bizim gocunacak bir eyimiz yok, kendimizden eminiz!” vesaire...
Bu anlay hepimiz benimsemiyor muyuz?..
“Tarih politize edilmesin” demiyor muyuz?..
E peki...
Dünyaya hep birlikte böyle seslenen bizler...
Kendi “yakn tarihimizi” niçin ideolojiye teslim ediyoruz?..
Niçin, “Tam bir özgürlük ortam içinde çalacak olan” tarihçilerimize, “gerçek tarihi” kaleme alma imkânn vermiyoruz?..
Ve niçin, müfredatmzda “gerçek tarihe” yer açmyoruz?
Okullarmzda, gerçekleri, yalnzca gerçekleri öretmenin ne sakncas var?
¥
Bizim için sakncas yok, o açk...
Ancak, bu iten zarar görecek çevreler de yok deil.
Mustafa Kemal’i “resmi hurafe” dizaynyla olduundan farkl bir ahsiyet olarak öne çkartanlar, aslnda kendi menfaatlerini “korumu ve kollam” oluyorlar.
Gerçek Mustafa Kemal; 27 Mays’a m, 12 Mart’a m, 12 Eylül’e mi, 28 ubat’a m yoksa 27 Nisan’a m referans olabilir?..
Bütün bu gayri hukuki müdahaleleri gerçekletirenler, “Yegâne rehberlerinin Atatürk olduu” yalanna bavurmadlar m?..
Binlerce vatan evladn ikencelerden geçiren, katleden 27 Mays-12 Eylül darbecileri, dier darbeciler, gerçekten de Atatürk’ün izinden mi gittiler?..
¥
Yakn tarih darbelerinin;
27 Mays, 12 Eylül’ün tarih ders kitaplarnda okutulmamasnn “Emredilebildii” bir ülkede yayoruz.
Bu ülkenin gençleri, bu darbelerin bile anlatlmad “tarihten” hangi bilinci alacaklar?..
Yalanla, dolanla, görmezden gelmekle nereye kadar?..
Müfredatta “gerçek açlm”a yer yok mu?..
Yazar: Serdar Arseven |
30-10-09 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||