HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / DÝL KALESÝ
Okunma Says: 4997
Yazar: NÝHAD SÂMÝ BANARLI
YÛNUS'UN TÜRKÇESÝ

 

XIII. asr, Anadolu'da Türkçenin ahlan bakmndan, bir Yûnus Emre asrdr. Bu asrda, bugünkü Türkiye topraklarnda, gerçek bir dil inklâb olmutur. Bunun balca sebebi, Anadolu'da Türk nüfûsunun gün geçtikçe artmas ve bir ekseriyet salamasdr. Halk ekseriyeti Türk olan bir vatanda, büyük halk edebiyâtna sâhip bir milletin kültür ve edebiyat dilinin de Türkçe olmas veyâ Türkçeye dönmesi çok tabiîdir.

XIII. asr ortalarnda balayan bu dil inklâb, baka dillerden kelimeler ve kaideler alm bir dilin bütün bu yabanc unsurlar tasfiye ederek katksz Türkçeye dönmesi iddiâsnda, Türkçeden Türkçeye bir inklâp deildir. Çünkü o yllara kadar, Selçuk Devleti'nin sâhip ve hâkim olduu ülkelerde Türkçe, ne bir kültür ve edebiyat dili ne de resmî dil olabilmitir. Hemen iki asr aan bir zaman içinde, Türklerin ilim dili, dorudan doruya Arapça olmu, edebî eserler Fârisî ile yazlm, devletin resmî lisân olarak da bâzan Arapça, çok kere Fârisî kullanlmtr.

Bu sebeple Yûnus Emre asrndaki dil inklâb, büyük ölçüde bir inklâptr ve dorudan doruya yabanc dillerden Türkçeye bir geçitir.

te Anadolu'da XIII. asrda balayan ve bir daha yerini hiçbir yabanc dile brakmayan Türkçenin bu kat’î zaferinde Yûnus Emre'nin aziz hizmeti vardr. Ancak, Yûnus Emre Türkçesi, günümüzde her kelimeyi yanl kullanmaya almlarn bilerek veya bilmeyerek söyledikleri gibi öztürkçe deildir. Bu dil, ortak slâm medeniyetiortak medeniyet dillerinden Türkçeletirilmi kelimelerle zengin bir slâmî Türk Dili'dir. Nasl bugünkü bat medeniyeti milletlerinin dillerinde eski Yunan ve Latin dillerinden veya birbirlerinden alnp millîletirilmi yn yn kelime varsa, dünkü slâm medeniyeti milletlerinin dillerinde de baka dillerden alnma birçok kelime vardr. içinde öteden beri gelimeye balam, yine

Türk milleti, bilhassa Anadolu ve Balkanlar Türkiyesi’nde bu yabanc mene’li kelimeleri, Yûnus Emre asrndan bu yana, büyük bir temsil kudretiyle Türkçeletirmi, bunlarn pek çounu kendi dilinin sesine ve estetiine uygun Türkçe sözler hâline getirmitir.

Îmân ve ideali gereince geni halk topluluklarna ses duyurma vazîfesindeki Yûnus Emre’nin Türkçesi, ite bu artlar içinde sâde ve çok güzel bir halk lisândr.

Bizde Yûnus Emre Oratoryosu’nun icrâsnda bulunanlar, bu eserde iki ayr mûskî dinlemilerdir: Eserin büyük ksm, belki güzel fakat kilise mûskîsini andran, gaml, hattâ karanlk bir ifâde içindedir. Bu karanln içinde ise, yer yer, göz ve gönül aydnlatan klar yanp söner. Dinleyenler, kendilerini sesten ve ktan örülmü bir baka âlemde hissederler.

Bunlar oratoryo’da melodileri asrlarn Türk halk tarafndan yaratlm, hakîkî Yûnus ilâhîleri’nin armonize edildii bölümlerdir. Yûnus Emre Oratoryosu, bizim mistik halk mûskîmizle kilise mûskîsini karlatrma imkân veren, karanla k sunup yaplm siyah-beyaz bir kompozisyon gibidir.

te Yûnus Emre asrna kadar, bilhassa Selçuklu Türkleri tarafndan türlü zarûrî sebeplerle yaanlm Arabî ve Fârisî devirlerini, Türkçe için bir karanlk devir diye düünürsek, Yûnus Emre’nin sâf ve samîmî bir Türkçe ile, Türk vezin, ekil ve kaafiyeleriyle söyledii ilâhîler, o asrlarn Arabî ve Fârisî karanlnda böylesine parldayan bire Türkçe k’tr.

***   

 Yûnus Emre, yeni vatan corafyasnn topraktan yükselen bütün güzel seslerini Türk halk diliyle birletirmi, Anadolu Türkçesi'ne o çalara kadar hiçbir Türkçede görülmemi bir mûskî ilemitir. Anadolu'da bir felsefe olmaktan yükselerek bir îmân derecesine varan ve çok sayda halk kendi kl çerçevesine toplayan tasavvuf felsefesi’ni Yûnus, Türk diliyle söylemenin, hem de kifâyetli söylemenin srlarn bulmutur.

Daha XII. asrda, Türkistan'da Ahmed Yesevî ile balayan, Türk diliyle tasavvuf edebiyât, Yûnus'un ilâhîlerinde Türkçenin zaferleri olmutur. Dînin ve tasavvufun Türklerden önce Araplar ve ranllar tarafndan gelitirilmi Arapça ve Farsça sözleri, terimleri, Yûnus'un Türkçesinde Türkçelemitir. Büyük âir, bu yolda bir kelime bile uydurmaya tenezzül etmemi, ilâhîlerinin nice tlsml sözlerini, kendileriyle har neir olduu Türk halknn yaayan dilinden derlemitir. Bulamadklarn, Arabî’den, Fârisî’den alm, fakat öyle bir edâ ile kullanmtr ki, bu kelimeler sanki öteden beri Türkçe imiler gibi millî bir ses, millî bir çehre almtr. Vahdet-i Vücûd görüünün, insanda Tanr inann:

Beni bende demen bende deülem

Bir ben vardur bende benden içerü

gibi, hâlis Türkçenin bu ölçüde, bu kadar boyasz, prltsz malzemesiyle, fakat bu kadar aydnlk söyleyebilmek için Yûnus'un her bakmdan millî dehâ’ya sâhip olmas lâzmdr ki, onun Türkçesinde ldayan 'nur' ite, Türkçenin dehâs'dr.

Böyle, Türkçe sözler kadar Türkçelemi kelimeleri de kullanmakta Yûnus ayn dehây gösterir. Meselâ, Anadolu Türkçesi’nde dilimizin ve san’atmzn en millî çizgisi olmu Elif sözü, bir gün Türk kzlarna isim olacak kadar millîlemee Yûnus'un iiriyle balamtr. Allah ad’nn ve slâmî Türk yazsnn ilk harfi Elif, Türkiye'de bir sevgi çizgisi olarak levhalara, câmilere ilenmi; bir taraftan tasavvufta hakîkatin sembolü bilinmi; bir taraftan da nârin endâm ve mevzun çiziliiyle öylesine güzel Türk kzlarna isim olmutur.

Yûnus, bir tek Elif’de mânâlann hepsini toplu bulma irfâniyle söyledii:

Dört kitabn mânîsi bellidür bir Elif'de

Sen Elif’i bilmezsin bu nice okumakdur

msrâlariyle, Anadolu'da Elif’in ilk ilâhîsine balar. Bir baka ilâhîsinde de ayn görü ve duyuu:

Yedi Mushaf mânîsi bellidür bir Elif'de

Bâ dedürmenüz bana ben bu yoldan azarum

Bir Elif tahsil eden mûnezzehdür ilimden

Endie ikliminde nice düüp gezerüm

diye, daha geni tekrarlar. te bu söyleyi ve bu balangçtr ki, Elif’e Türk hayat ve san'atnda ölümsüz yer ayrr ve bir gün, Karacaolan'n iirinde ayn kelime:

Elif’in uru nakl,

Yavru balaban bakl;

Yayla çiçei kokulu,

Kokar Elîf Elîf diye

eklinde türküleir.

Yanl ve saptm bir dil anlay içinde Türkçemizi baltalayanlarn göremedikleri veya görmek istemedikleri büyük gerçek udur ki, Türk milletinin hâkim millet olduu slâm medeniyeti asrlarnda o üstün duruma ularken fethettii topraklar gibi, fethettii kelimeler de vardr. Türklük, bu kelimeleri, tpk yeni vatan topraklar gibi, kendi zevki, san'at ve dehâsyle ileyerek Türk ve Türkçe yapmtr; ite Yûnus Emre de, Türkçemizin çok sayda kelimesini böylesine millîletiren bir lisan fâtihidir. Meselâ, Anadolu Türkçesi'nde türlü mânâ kazanp Türkçelemi bir garîb kelimesi vardr. Bu kelime Anadolu'daki zengin ve büyük hayâtna Yûnus'un iiriyle balamtr. lk fetih asrlarnda yeni vatana gelen Türkler, bir yerde vatan tutup yerleinceye kadar, türlü gurbet szlar duyarlard. Buna tasavvuf felsefesinin ilâhî varlktan gurbette olu fikri de katlnca gerek gurbet gerek garîb sözleri, daha birçok nüanslaryla Türkçede büyük hayat kazandlar. Doduklar veya vatan tuttuklar yerlerden tam bir Allah akyla ayrlp diyar diyar dolaan ve her gittikleri yerlerde halka, Allah'a varma yollar gösteren gezici derviler ve abdallar da yeni yurdun garîbleriydi. Yûnus Emre'nin:

Aceb u yerde var m'ola

öyle garîb bencileyin

Bar balu gözi yalu

öyle garîb bencileyin

dörtlüüyle balayan iirinde garîb'in çeitli mânâ zenginlikleri vardr. Böylelikle Türk’ün irfan ve gönül gücüyle fethedilmi kelimelerden biri de bu garîb'dir. Türkçede: Gurbette kalm, kimsesiz, zavall, fakir, deiik, tuhaf, yabanc, içe dokunan, têsirli, anlalmaz, Allah âk, dervi, meczup, v.b. gibi mânâlar kazanm bu garîb sözü, ayrca garîblik, garibsemek, akam gariplii v.b. gibi kullanlarla da Türkçelemitir. Mehur bir ilâhîsinde:

Tatn yine deli gönül

Sular gibi çalar msn

Akdm yine kanl yam

Yollarm balar msn

 

Nidem elim ermez yâre

Bulunmaz derdime çâre

Oldum il'imden âvâre

Beni bunda eler misin

gibi dörtlüklerle, Türkçeye ku dilini söyleten Yûnus Emre, Anadolu Türkçesinde yeni yeni balayan uzun hece’lerin de hemen ilk âiridir. Her dile çok sesli mûsikîlerin büyük imkânlarn veren bu uzun hece’yi dilde duymaya balamak, Türkçeye her eyden çok Akdeniz iklîminin kazandrd üstün bir estetiktir. Yukardaki msrâlarn yâre, çâre, âvâre gibi kelimelerini hemen hemen bugünkü sesleriyle kulland, Yûnus Emre'nin bilhassa aruzla seslendirilmi iirlerinden bellidir. Bu seslendirite Anadolu'da yine Yûnus’la balayan "Türkçenin aruz’la anlamas" duyulur. Bu hâdise, Türkçenin, müzikal tekâmülünde nota vazîfesi görmü bir vezinle büyük bir ses güzellii’ne doru ilerlemesi târîhinin de balangc saylabilir. Yûnus Emre Türkçesi, burada gösterilmeyecek kadar zengin, millî, yüksek inan ve düünü çizgileriyle süslü ve güzel sesli varlyle, onu okuyan her Türk’de büyük gurur uyandrr. Bu Türkçe, hâlis Türkçe, hattâ beyaz Türkçe'dir. Fakat ayn Türkçenin kurulu ve yükselii hiçbir övünüe, hiçbir gösterie tenezzül edilmeden, herhangi bir Türkçecilik propagandas’na bavurulmadan, büyük bir âirin kendi Türk dili kültürüyle ve Türkçenin içinde oluuyla gerçeklemitir. Bu Türkçe anlaynda ne zararl kelime rkçlklar, ne de millete zorla kabul ettirilmek istenen uydurma sözler vardr. Yûnus Emre, tam bir büyük âir seziiyle milletinin lisânn hissetmi ve ondaki güzel sesi duymutur. Yine çok olgun bir insan olarak, kendileriyle medenî alveriler yaplan baka milletlerin dillerinden alnm kelimeleri, bir îmânn ve irfânn ifâdesi için en tabiî sözler bilerek Türkçenin sesine, mîmârîsine ve estetiine göre söylemekte gösterdii hüner ve olgunluk, yapt her i kadar büyüktür.

Yûnus Emre'nin Türkçeyi kavray ve kullan, bir dilin sesi ve mîmârîsi millî olmaldr, diye ancak bugünkü mukayeseli dil bilgisinin vard neticeye bundan yedi asr önce varm, öylesine ileri bir anlaya uygundur.


Yazar: NÝHAD SÂMÝ BANARLI
10-08-09
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
YÛNUS'UN TÜRKÇESÝ
Online Kii: 25
Bu Gn: 201 || Bu Ay: 5.294 || Toplam Ziyareti: 2.928.230 || Toplam Tklanma: 58.599.457